Melek

Âşık olan, sevgilisine biraz münasebeti olan adamları, velev ki âlemin en iğrenç adamları olsun, bile sever.
Reklam
Bu kederli gönlümü nasıl teselli edeyim? Nasıl eğlendireyim?
Talat bey, kendi kendine "Ah biçare kadınlar ne çekerler imiş! Biz erkekler onları kukla mesabesinde kullanıyoruz. Yolda serbest ve rahat yürümelerine mâni oluyoruz. Bu ne rezalet, ne küstahlık! Bir erkek tanımadığı başka bir erkeğe rast gelse yüzüne bakmaz, söz söylemez. Lâkin tanımadığı ve hiç başka görmediği bir kadına rast geldiği gibi gülerek yüzüne bakmaya ve söz söylemeye başlar ve kovsalar bile yanından ayrılmaz. Demek oluyor ki biz, kadınları insan sırasına koymayız. Kendimizi eğlendirmek için onların ruhunu sıkarız. Serbest gezip seyir etmelerine ve eğlenmelerine mâni oluruz ve bir taraftan da kendimizi onlara güldürürüz.
Talay bey, Fitnat hanımla(sevdiği kadın) görüşebilmek için kadın kılığına girer. O sırada yolda yürürken kendi kalemi efendilerinden bir zat ile karşılaşır. Anılan efendi, buna yanaşır, yüzüne bakar,işaretler eder.·Kitabı okuyor
Insan üzüldüğü vakitte -hem öyle üzüntü!- mahcubiyeti de ortadan kalkar, korkusu da gider, cesur olur. Pek çok kızdım. Ayağa kalktım.
Lâkin bu türlü dertler günden güne büyür, artar. Bir derecede artar ki kapalı bulunduğu kabı, kılıfı patlatır, yırtar da meydana çıkar.
Reklam