Zaman, derin bir nehir gibi akıp gitti… Geçtiği her yerden bir parça aldı, yerine yenilerini koydu. Anılarla doldu kalbim; bazıları sıcacık bir yaz güneşi gibi, bazılarıysa soğuk bir kış akşamı… Ama hepsi beni bugüne getiren, beni ben yapan parçalar oldu.
Hayat bazen bir satranç tahtası gibi; kimi hamleleri hesapladım, kimilerini ise rüzgârın sürüklediği yapraklar gibi akışına bıraktım. Bazen doktor olarak bir hayat kurtardım, bazen de yazdığım bir satırla birinin ruhuna dokundum. Kimi zaman dalgalar arasında yolunu kaybeden bir gemi gibi hissettim kendimi, kimi zaman ise gökyüzünde süzülen bir kuş kadar özgür.
Ve işte bugün, kendi hikâyemde bir sayfa daha çeviriyorum…
“Zaman yüreğimde derin izler bıraktı,
Ama içimde hâlâ bahar rüzgârı var.
Düştüğüm yerden kalkmayı öğrendim,
Ve her kayıpta kendimi buldum…”
Bugün bir yaş daha büyüdüm, ama ruhum hâlâ genç. Hâlâ öğrenmeye, üretmeye, sevmeye ve en çok da hayal etmeye devam ediyorum. Çünkü biliyorum ki en büyük yolculuk, insanın kendini keşfetmesiyle başlar… Ve ben hâlâ o yolculuğun tam ortasındayım.
Bir gün sevdiğim kadınla el ele bir sahil kenarında yürüyüp, yıldızların altında dans ederken hayatın anlamını fısıldayacağım ona… Bir gün belki, çocukların kahkahalarıyla dolu bir evde oturup, onlara masallar anlatacağım. Ve belki de bir gün, dünyayı gezip farklı kültürlerin içinde kaybolacağım.
Ama bugün… Bugün, sadece şükrediyorum. Bana verilen her ana, içimde hâlâ bir çocuğun heyecanını taşıyan bu kalbe, hayata tutunmayı hiç bırakmayan ruhuma… 💫
Bugün benim doğum günüm. Ve ben, kendime kocaman bir gülümseme hediye ediyorum. 😊🎈