Dîn amili milliyet târifine dâhil değildir... Bizim rejimimiz gibi laik bir rejimde, dînin milli kültürle hiçbir münasebeti yoktur..." (Tekinalp 1936: 303, 302)
"Osmanlı devrinde, Türkiye'de, Türk, Arab, Kürd, İranlı ve Arnavudlardan mürekkeb karışık Müslüman unsurlar indinde milliciliğin mânâsı, İslâm dînine sâlik bütün unsurlar arasında tesânüdden ibaretti." (Tekinalp 1936: 274)
"Kemalizm [ise], bidâyetten beri bir tek tanrıya tapmıştır: Millicilik..." (Tekinalp 1936: 31)
"...[Kemalizmle,] millet, dînî ve mezhebî irtibat yerine Türk milliyeti râbıtasîle efrâdını toplamıştır..." (Tekinalp 1936: 16)
"...Yalnız milliciliğe tapılan Atatürk'ün tevhîd devri..." (Tekinalp 1936: 173)
"Milletine Garb kültürünü tamamen kabûl ettirmeğe azmetmiş olan Atatürk... Çankaya'daki Fevkalinsan"... (Tekinalp 1936: 101, 52) (1954'te neşrettiği bir makalesindeki tâbirle: "fevkalbeşer hasletinde bir Atatürk" -Bali 2012:3/463)
"Artık 1935'deyiz. On iki senelik bir müddet zarfında, yeni Türk, kendine yeni bir ruh, yeni bir ahlâk, yeni bir tarih, hattâ Allah'ı artık Tanrı diye andığı için, diyebilirim ki yeni bir Allah yaratmıştır." (Tekinalp 1936: 171) İlh...