"Türk olmak istemeli ve atalara kadar gerilere çıkıp ideal bir hayatın ilhamını bizzat Türk ırkının beşiğinde arama cesâretine sahib olmalı. Haydi, Tûrân'a doğru gerilere! Türk rûhunun hakiki temâyüllerini keşfetmek için, gerekirse, dört asır, on asır, kırk asır geriye gidilecektir. Mâzî ihyâ edilecek ve milli hayatın düstûrları ondan çıkarılacaktır." (Risal / Tekinalp 1912: 701)
Bu tedkîkinde, o da, aynen kavimdaşı ve kendisi gibi İttihadcı gazete ve mecmûalarında yazıp çizen Parvüs Efendi (Lenin'in arkadaşı ve 1917 Bolşevik İhtilâlinin mîmârlarından Alexander İsrael Helphand -1867/1924-) gibi (Umûmî Harb Neticelerinden: Almanya Galib Gelirse, 1914), Osmanlı'nın Almanya saflarında Cihân Harbine katılmasını telkîn etmektedir. Neden?
Muâsır devir Türkiye tarihine istikamet veren Sabatai iktidarına pek bâriz bir misâl... Sinemizde yaşadıkları dört asır zarfında bize temessül etmediler, nihayette bizi kendilerine temessül ettirdiler. Bugün, Selanik, bütün Türkiye'dir...
Harf Devriminden 20 yıl önce Latin harfleriyle Yeni Asır olarak çıkan gazetemiz, yine Harf Devrimi'nin uygulandığı 9 Ağustos 1928 tarihinden 6 ay önce de Türk alfabesiyle basıldı.
...
Tekinalp, 1883'te, Selânik vilâyetinin Serez sancağında, Haham İzak Kohen ile Sara Kohen'in dokuz çocuğundan en küçüğü olarak dünyaya geldi. Tahsilini, Selânik'deki Alliance Israélite Universelle ve Hukuk Mekteplerinde yaparak avukat oldu. Bu arada "Meldar" (küçük yaşta gidilen dînî mekteb) ve "Talmud Tevrat" Mekteblerinde sağlam bir dînî tahsîl gördü. Genç yaşta, Türkçe, Ladinoca (Yahûdi İspanyolcası, Yahûdice) ve İbrâniceden başka, Fransızca ve Almancayı "bu dillerde eser yazabilecek kadar iyi" öğrendi; ayrıca Rumca, İtalyanca ve İngilizceye de "vukufu vardı". (Landau 1996: 371)