Popper, insanları mutlu kılma ilkesinin, tüm şiddet tarlalarının en güçlü aracı ve bahanesi olduğuna inanmaktadır. Çünkü, yeryüzünü cennete çevirme çabası çoğunlukla "cehennemin" ortaya çıkmasıyla sonuçlanmıştır. Bu çaba hoşgörüsüzlüğe neden olmuş ve dinsel savaşların, ruhları kurtaran engizisyonların ortaya çıkmasına yol açmıştır. Üstelik, Popper böyle bir düşüncenin sosyal-siyasi kötü sonuçlarının yanı sıra, ahlakiliğini de sorgular ve "başkalarına yardım etmek gibi bir görevimiz vardır, fakat onları mutlu etmek gibi bir görevimiz söz konusu değildir." gerekçesiyle etik temelden yoksun bulur.