Nazik profesörün bilgin, babacan yüzüne baktım; yaşanılan sahneyi gülünç buluyordum, ama yine de açlıktan canı çıkmış bir köpek gibi o bir zerrecik sıcaklığa, bir yudumluk sevgiye, bir lokmacık övgüye kucak açtım.
Eziyet, çile ve sıkıntılara karşı biraz daha duyarsız yapmıştı beni, afyon ve şarap tüketüminde biraz daha rahat davranmamı sağlamış, katlanılabilirliğin sınırının nereye kadar uzandığına ilişkin merakımı biraz daha kamçılamıştı, hepsi bu
Kişilik kuruntusunun maskesini alaşağı etmek için Hindistan’ın binlerce yıl gösterdiği yoğun çabayı, Batı aynı kuruntunun desteklenip pekiştirilmesi için harcamıştır.