Zararı dokunmaması, yararlı olması için yemeğin acıkınca yenilmesi gerektiği gibi, insanlara da zararın değil de yararın dokunması için, onlarla içinde sevgi duyduğun zaman ilgilenmelisin.
İnsanlar, nehirlere benzer; her nehirde bildiğimiz su vardır. Ama gene de nehirler dar, hızlı, geniş ya da sakin oluşlarıyla birbirinden ayrılırlar. Suları da temiz, soğuk, bulanık, ılık olduklarına göre farklıdır. İnsanlar da böyledir. Her insanın içinde bütün insanların ortaklaşa sahip olduğu vasıfların tohumları vardır. Bunlar zaman zaman kendilerini ayrı olarak gösterirler.
Nehludov bu odada kaldığı beş dakikalık zaman içinde, garip bir hüzün, güçsüzlük, bütün dünyaya karşı küskünlük duydu. İçini, deniz tutmasıni andıran manevi bir bulantı kapladı.
O, insanlari böyle hallere düşüren çevre koşulları yüzünden bugün burada bulunuyordu. Böyle çocukların ortaya çıkmaması için, her şeyden önce bu mutsuzların içinde yetiştiği ortamı yok etmek gerektiği apaçıktı.