Masalar, sandalyeler, yapı iskeleleri, yük arabaları kiraya veriyorlardı. Hepsi de izleyici topluyordu. İnsan kanı satıcıları avazları çıktığı kadar bağırıyorlardı:
"Yer isteyen var mı?"
Bu halka karşı bir öfke sarmıştı içimi. Onlara bağırmak istiyordum:
"Benimkini isteyen var mı?"
Bağışlanmak hayalim var dersem inan. O idamlık mahkumun son anını ne ben ne de başkası anlayamaz. Lâkin hepimiz son anını bekleyen mahkumlar değil miyiz?
Ya bağışlansaydım? Bağışlanmak mı? Kim tarafından? Hangi gerekçeyle ve nasıl? Beni bağışlamaları mümkün değil.Her zamanki gibi: Örnek olsun! diyecekler.