Umut Furkan Çakır’ın Düşe Kalka adlı deneme kitabı, sıradan duyguların sıradışı anlatımıyla dikkat çekiyor.
Anlatım sade, samimi ama derin. Özellikle dilin şiirsellik dozunu abartmadan koruyabilmiş olması önemli bir artı.
Kitap boyunca yalnızlık, kırılganlık, çocukluk özlemi, hayal kırıklığı gibi evrensel temalar başarıyla işlenmiş.
Metinlerin kısa tutulmuş olması okuyucunun duygusal yoğunlukla baş etmesine alan bırakıyor.
Bu bir ‘büyük cümleler’ kitabı değil. Aksine, küçük cümlelerin büyük hisler uyandırdığı bir eser.
Edebi yönü kadar insani yönü de güçlü.
Tavsiyemdir: Yalnız kaldığınız bir akşamda başlayın. Sizi düşürdüğü yerden kaldıran satırlar bulacaksınız.
Yorgunluğunu dahi unutup,
Çalıp önünde sabırla beklediğin kapı
Hiç açılmayacak belki...
Üzüntünü ardında bıraktırıp sana umut veren, Tebessüm edince çocukluğuna götüren o güzel çehre,
Bir daha hiç gülmeyecek belki...
Tohumunu geçen seneden ayırıp, mazotunu veresiye aldığın
Aylarca emek ettiğin o mahsul
Kuruyup gidecek belki...
Temeli atılan evin,
Çatısı kurulmadan
Yıkılıp gidecek belki...
Güzel günler mi?
Hiç sanmıyorum ama
Görürüz belki...
Yokuş çıkamam, düz yolda yorulurum.
İnsanlardan soğudukça yalnızlığa sarılırım.
Ne küser kadere ne de darılırım,
Kimseyle derdim yok, sıkıntım kendimle benim.