İnsan doğası gereği çıplak doğup çıplak ölüyordu ama üzerine giydiği giysiler, ruhunu ve kişiliğini, önceden belirlenmiş bu şekillere kurban ediyordu. Koşullanma üzerine kurulu eğitimlerden geçen insanlar kendini nasıl seçebilirdi ki.
Mutluluk için başka hiçbir şeye gerek yoktu, sadece nefes almak yeterdi. Ama insan, nefessiz kalmadan nefesin, hapsedilmeden özgürlüğün, ölümle yüzleşmeden yaşamın kıymetini bilemiyordu.