Küçükken ah ne kadar büyük yaşlar dediğim Yirmi yaşımı geride bıraktım. Hatalarla;doğrularla, yanlışlarla ,tercihlerle kahkahalar ve gözyaşlari ile bitirdim. Daha önemlisi yeni tecrübeler ile bitirdim yeni yaşım" 21" hoş gel yeni ;gözyaşları, mutlulukları ve başarıları beraberinde getir nice tecrübeli yaşlara...
Aylarca düşündüğüm ve benim hep göz ardı ettiğim "tebrik edilmek" bunu arkadaşından bir değil ailen'den birinde görmek istiyor insan ama onlar için yaptığım her başarı aslında zorunluluk gibi onlara yapmak zorundayım aile üyelerimin sen daha soğan doğrayamıyorsun diyerek aşçı yardımcilık iş görüşmesini gitmeden verdiği motivasyondu ne mi oldu başarılı bir aşçı yardımcısı oldum ama hep aklımda 9 şeyi başarıp bir şeyde başarısız olduğumda ailem haklıymış düşüncesi geliyor ve benim basitçe yaptığım bir şeyi bile yapamıyorum
Ailem böyle dedikçe mutfak basit,kolay herkesin yapabiliceği onlar için en azından eşine güzel yemek yaparsın düşüncesi ya da ben yapsam bu yemeği müşteriler seni bırakır mobingi evet evde yemek yapmayı sevmiyorum çünkü yetemiyorum evet umursama diyorum ama beynim susmuyor okulumun ve bölümümün ilk gününde herkesin yanında olan ailesinde benim yanımda kimse yoktu elimi kestiğimde,yaktığımda senden anca bu olur denildiği için artık acımı anlatmıyor ve önemsemiyorum bu olanları bahsettiğimde ise seni şişirmek istemiyorum dendi bu şekilde iyi miyim sanki?, onlarca yapılan organizasyonlarda yönetici olmama rağmen ailemin gözünde olamadım ben hep olgun bir çocukluk geçirdim hep istenilen gibi istediğim gibi ise olamadım aslında göz ardı edilmiş bir çocukluk geçirmişim onu farkettim
Sen mi mutfakta yapıcaksın diyerek yapalan saćma espriler beni kendime acaba yetersiz miyim dedirten arkadaşlarla ilişkimi kestim yapmayın sizn 10 saniyelik espriniz beni aylarca korkutuyor,mutfağıda küçümsemeyin gastronomi sadece soğan doğramak değil ya da soğan doğramayıda küçümsemeyin yapmayın saygı duymuyorsan lafta söylemeyin
Gelecekteki anneler ve babalar bir gurur duyuyorum sözü ,seni seviyorum demek kadar önemlidir.(yanında hissettir)
Evladınız herkesten her şeyden
Hepimizin sadece yazarak değil bilinçlenerek okuması ve bilmesi gereken cehaletin en utanç verici katliamı sivas madımak oteli;
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği tarafından organize edilmiş olan Pir Sultan Abdal Şenlikleri kapsamında pek çok sanatçı ve fikir insanı, dönemin Sivas Valisi Ahmet Karabilgin'in özel davetlisi olarak Sivas'a geldi. Kültür Merkezi içinde karşıt grupla çıkan taşlı-sopalı çatışma, fazla büyümeden, polis tarafından zor kullanılarak önlendi.
Aziz Nesin'in, "Bin yıllık Kur'an'a neden inanayım? Bu yüzden Müslüman değilim." sözünün gazetelerde yankılanması olayı iyice körükledi ve gerilimi tırmandırdı. Binlerce kişiden oluşan karşıt grup, Kültür Merkezinden ayrılıp yeniden Hükûmet Meydanı'na geldi. Hükûmet Konağını taşlamaya ve slogan atmaya başlayan saldırganlar, ardından Madımak Oteli civarına ulaşarak slogan atmaya devam etti. "Şeytan Aziz!", "Sivas, Aziz'e mezar olacak!" gibi sözlerden sonra sloganlar devlete ve rejime yöneldi, "Kahrolsun laiklik!", "Müslüman Türkiye!", "Yaşasın Şeriat!" sloganları atıldı. Grup, önce Madımak Oteli önündeki araçları ateşe verdi ve oteli taşladı. Oteldekiler ise kurtarılmayı bekliyorlardı. Saldırganların Madımak Oteli'ni henüz yakmadıkları saatlerde Aziz Nesin, Ankara'daki Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü'yü arayıp "Bizi kurtarın." dedi. İnönü buna, "Hiç merak etmeyin. Gerekli tedbiri aldık." cevabını verdi. Fakat daha sonra tutuşturulan perdeler ve otelin alt katında bulunan eşyalarla birlikte Madımak Oteli yakıldı. Saldırganlardan bazılarının, "Allah'ım bu senin ateşin! İçeriye gönder!", "Cehennem ateşi işte!", "Şeytan Aziz!" dedikleri görüldü.Uzun süren bekleyiş sonunda oteldekiler kurtarılamadı. Otele sığınmış olan kişilerden aralarında Asım Bezirci, Nesimi Çimen,Muhlis Akarsu, Metin Altıok ve Hasret Gültekin'in