...iyiliklerin dünyaya hâkim olabilmesi için kötülüklerle ve kusurlarla savaşmak gerektiğini de hesaba katmalısın. Allah'ın hâkimiyetini kurmak üzere beşerî hükümranlıkların zulümlerine bir son vermek, dinin sulh ve selametini bütün dünyaya yaymak üzere kötülüklerle mücadele gerekir. Önce kendi kötülüklerimizden başlayarak üstelik... Çünkü kendi kusurlarını gören adam halkın kusurlarını görmeye vakit bulamaz.
"Humeyd evladım, sen sen ol, söyleyeceğin sözün duyulmamasını istiyorsan, söyleme! Yapacağın işin görülmemesini istiyorsan, sakın yapma! Kutlu Nebi 'Sonradan pişman olup özür dileyeceğin sözü baştan söyleme.' buyururdu. Özür dilemek bir erdemdir, illa özür dileyecek sözü sarf etmemek daha büyük bir erdemdir. Akıllı ile deli arasındaki fark odur ki, biri bildiğini söylemez, diğeri söylediğini bilmez. Sen akıllılardan ol!"
Yaratılışta kardeş, dünyada eşit ve eş olduğunu bilen insanların dünyasıydı İslâmiyet. Kendi nefisleri için istediklerini ta yürekten başkaları için de isteyenlerin şiarıydı. Uzak iken yakın ve eş olanlar, birbirleriyle kardeş olanlar... Hakkı, doğruyu, güzeli yaymada ölümü göze alanlar, birbirlerine yalnızca Allah için yaklaşan, kaynaşan ve birleşenler... İyilikte yarışanlar, yarış içinde örnek hayatlar sürenler, birbirleri yerine ağlayanlar...
Eşleri bir arada tutan şeyin paylaşılan mutluluktan ziyade hüzün olma ihtimalini düşündüm. Birbirini seven çiftlerin hüznü paylaşırken birbirlerine gösterdikleri yakınlık, mutluluğu paylaşırken gösterdiklerinden ziyade olmalıydı.