Kadınlardan, evlendiklerinde eski adlarını kullanılmış arabalar gibi değiştirmelerini, soyadlarını, hatta bazen önadlarını bile kaybetmelerinin beklenmesini asla anlayamıyorum.
Sanki eski kimlikleri, gerçek insanlara dönüşmeden önceki yirmi küsur sene boyunca geçerli ikamelerden ibaretmiş gibi.
Çevremde duyduğum, gördüğüm her şeyin cehaleti, yoksulluğu, kabalığı karşısında dehşete kapılıyordum. Ama bu duygulardan dolayı kendimden o kadar da nefret etmemeliyim; bunların yanlış olduğunu bilmem bile büyük bir adım.