Ormana gitmek istemiştik . Ormanın girişinde bir mantara rastladık ve onu orada bırakıp yolumuza devam etmekle, almak arasında kaldık. Çünkü bize göre tek ve önemli bir karşılaşmaydı. Sonunda mantarı koparıp dönüşte almak üzere gizledik. Biz ormanın içine doğru yol almaya devam etmiştik. Çam ağaçlarının uyuşturan kokusu ve dinginleştiren uğultusuyla hoş olurken gözüme ilişen mantarlar yürüdükçe her yerde olacak kadar bizi şaşırtıyorlardı. Her yerdeydiler. Onlarca mantar.. Bilin bakalım ne fark ettim?
Ormanda gördüğümüz ilk mantar için bunca bir daha bulamazmışçasına sergilediğimiz heyecan artık neredeydi? Çok daha büyüklerini, çok daha güzellerini bulduğumuzda onun hiçbir dokunulmazlığı kalmamış mıydı artık? Bütün büyüsünü kaybetmiş miydi?