Yazarın bir kitabıyla daha burdayımm kaçıncı kitabı oldu sayamadık artık...
Her seferinde aynı algoritma ve yazım diliyle olsa da yine sonuna kadar insanı şimdi ne olacak nasıl buradan kurtulacaklar çıkmazına sokan bir kitap daha..
Yazarın genel yazım dili çok sade ve akıcı olmasına karşın kitap sanki 150 sayfa olsa yetermiş gibi geldi çünkü sürekli cümle tekrarları çok fazlaydı artık o kadar aynı şeyleri okudum gibi gelmeye başladığından oflaya puflaya okumaya çalıştım. Birkaç kere bu nedenden bıraktım elimden ama ortalarında oluşan çıkmazla kendini çok güzel ayakta tuttu yoksa katlanamayacaktım.
Genel konusu ise Brooke isimli kızımızın hapishaneye hemşirelik için gitmesiyle başlıyor. Ama her zamanki gibi bir sebebi olmalı değil mi?
Daha sonra öğreniyoruz ki eski sevgilisi Shane burada kendisinin verdiği ifadeyle tutukludur. On yıl önce arkadaşlarıyla yaşamış oldukları bir olay sonucu olduğu için ve o gün kendisi emin de olamadığı için gel gitleriyle uzayan bir hikaye.
Bir on yıl öncesine gidiyoruz bir on yıl sonrasına her seferinde önceye gittiğimizde daha heyecanlı olduğu için o bölümler hatrına devam ettim diyebiliriz.
Onun dışında ana karakter olan Brooke'nin saflığından mı kararsızlığından mı yoksa affedersiniz gerizekalılığından mı bilmiyorum kitabın içine girip omuzlarından tutup sallayasım geldi. Böyle karakterlere tahammül seviyemi zorladığım bir kitap daha oldu diyebilirim.
Burası biraz spoi olucak!
Öncelikle sonu bana nedense çok zorlama geldi Tim ve Shane birlik olup öldürse daha inandırıcıydı gözümde, belki de yazarın diğer kitaplarından dolayıdır bilemem hepsi farklı sonlarla yazılmaya çalışıldığından aynı gelmiş de olabilir gözüme.
Hapishanedeki adamların hikayelerini okusak Shane'in geçirdiği vakit boyunca neler yaptığını daha ilgi çekici