‘’(…) Sırlar özünde kilit şifreleri gibidir, tam içeriğini bilemesek de altı basamaktan oluştuğunu, bazı sayıların tekrar edilebileceğini, olasılıklarınsa ne kadar fazla olursa olsun sonsuza ermediğini biliriz. Hayattaki her şey gibi bu da bir sabır ve zaman meselesidir, sağdan bir sözcük, soldan bir sözcük, yukarıdan imalı bir laf, aşağıdan anlamlı bir bakış, ortadan ani bir suskunluk gelir ve duvarda incecik çatlaklar açmaya başlar, iz sürme sanatının inceliği her parçayı bir araya getirmek, pürüzlü kenarları gidermektir, bir an gelir ki hepimiz kendimize tüm sırların gizli umutlarının, hedeflerinin, niyetlerinin, ne kadar uzak ve ne kadar imkansız olursa olsun, bir gün sır olmaktan çıkmak olup olmadığını sorarız.’’