Platon’un idealizminden, Van Gogh’un fırça darbelerine, Homeros’un destansı şiirlerinden modern dünyanın karmaşasına kadar uzanan yolculukta yaşam senfonisini arayan bir felsefe, sanat, edebiyat, mitoloji, tarih meraklısı.
Ah! Bir hapishanede olmak ne büyük bir alçalma! Burada her şeyi kirleten bir zehir var. Burada her şey, on beş yaşında bir kızın şarkısı bile yozlaşıyor! Burada bulduğunuz bir kuşun kanadında çamur vardır; koparıp kokladığınız güzel bir çiçek iğrenç kokular yayar.
Sayfa 31 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Avukat bana ne diyordu? Kürek mahkûmiyeti! Tabii, evet, ölmeyi bin kez tercih ederim! Kürek mahkûmiyeti yerine giyotin sehpasını, cehennem yerine hiçliği, boyunduruk yerine boynumu giyotinin bıçağına teslim etmeyi yeğlerim! Kürek mahkûmiyeti, aman Tanrım!
Sayfa 26 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Belki de o zavallılar bir ölüm kararının hızla infaz edilmesi sürecinin peş peşe ve yavaş yavaş yaşanan işkencelerini hiç akıllarından geçirmemiş olabilirler mi? Yok ettikleri insanın bir zekâsı, hayata güvenen bir aklı, ölüme hazır olmayan bir ruhu olduğunu hiç düşünmemişler midir? Hayır. Bütün bunlarda üçgen bir bıçağın yukarıdan aşağıya inmesinden başka bir şey görmüyor, bir mahkûmun bu kararın öncesinde ve sonrasında bir hayat sürdüğünü kuşkusuz düşünmüyorlar.
Yanılgılarından kurtulmalarını sağlayacak olan bu sayfalar belki bir gün yayınlandığında onları zihnin acı çekişi gibi daha önce hiç kafa yormadıkları bir konuyu bir an olsun düşünmeye yöneltecek. Neredeyse hiç acı çektirmeden bedeni öldürmekle övünüyorlar. Hey! İşte bundan söz ediliyor! Manevi acının yanında fiziki acının ne önemi var? Dehşet ve merhamet, yasalar böyle yapılmış! Bir sefilin son sırdaşı olan bu anılar belki de günün birinde onlara bazı katkılarda bulunacak...
Sayfa 11 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu