Meral Rahmet Adıgüzel

Çin Tıp Bi­limleri Akademisi'nde erkeklerin karınlarına yapay ra­himler yerleştirmeye çalıştılar ve şu açıklamayı yaptılar: "Anneliğin vazgeçilmez hale geldiğini görüyoruz! Ve bizler bu tabuyu kırarak erkeklerin de doğuran bir rahime sahip olmasını sağlayacağız! Normal üremeyle varolan il­kel bir dünyayı kabul etmeyeceğiz!" Bunlar korkunç işler, korkunç zihniyetlerdir. Bu süreç, ilerleyen teknoloji ve bir takım bilimsel bu­luştan öte; fıtrata açılan savaş, tanrıcılık oynamak ve boz­gunculuk yapmak değil de nedir?
Reklam
Yapay Rahimler
Yapay zekanın teknolojisiyle övünen bu cahil güruh ise sözlerine şöyle devam ediyor: "Yapay rahimler, insan üreme teknolojilerinin ve kadınların toplumsal eşitliğinin devam eden ilerlemesinde büyük bir adımdır. Hem üre­me seçenekleri yelpazesini genişletecekler hem de erkek­lerle kadınlar arasındaki farkları biyolojik doğadan ziyade teknolojik uzlaşma meseleleri haline getirecekler!" "Teknolojik uzlaşma (!)" Yani diyor ki; sen bana rahmindeki bebeğini ver, an­neliğini ver ben de senden doğurmak zahmetini alayım, erkekle eşit edeyim! Deli saçması...
Toplumu "Feminizm" Üzerinden Kışkırtacaklar!
"Kadınların üreme biyolojilerinin, (tanrının) zorbalı­ ğından kurtulması gerçekleştiğinde, sonunda erkeklerle tam eşitliğe ulaşabilecekler!" (Feminist teorisyen Shulamith Firestone) Çocuk doğurmak nasıl olur da bir kadına yapılan siste­matik bir zorbalık olabilir? Nasıl "eşitsizlik" olabilir? Allah'ın benim içimde başka bir kuluna can veriyor ol­ması bir zorbalık değil bilakis bana verilen bir lütuftur!
Vicdan ve ahlak "akıl" işidir, "zeka" işi değildir! Akıl ve zeka birbirinden çok farklı mefhumlardır. Bu nedenledir ki Rabbimiz bizlere Kur'an'ımızda sık sık "akledin, akletmez misiniz?" buyurarak aklın üstünlü­ğüne vurgular yapar.
Yaratıcıymış gibi davranıp hududları aşmak; insanı, hayvanı, doğayı umarsızca kobay haline getirmek ifsadın ta kendisi değil midir? Akl-ı selim bir şekilde düşünelim... Bir bebeğin göz rengini, boyunu, zeka seviyesini ya da hastalık riskini anne karnındayken "kurgulamak" bilim olabilir mi? Bu asla bir "tıp mucizesi" olamaz. Olsa olsa yarını meçhul bir insan fabrikasyon merkezi olur.
Reklam