Duvarın özgür tarafında yürüyorlar; yüreklerinde demir parmaklıklar, ayaklarında saplantılarının zincirleri, prangaları. Zayıflıklarının, kendi kendilerine bulaştırdıkları hastalıkların, köleliklerin tutsakları. Burada gardiyanlara da anahtarlara da hiç gerek yok! Kendilerinden kaçmaya asla yeltenmeyecekler; zaten başkalarını da yalnızca güçsüzlüklerinin görünmez, ölümcül ışınlarıyla öldürecekler.