Her tarafta çığlık, inilti, sitem, küfür, cinnet, köpük, kan, cerahat birbirine karışırken, "Rabbim" diyebildi; hiç sebebi yokken bu vebali bu insanların boyunlarına kim, niye sarmıştı? Bunca acıyı yaşayan bu insanların hepsi mi günahkardı? Düşündüklerinden utandı. Zehra'ya göz attı yine de, Anuş'a, Hasan'a. Masumdular tümüyle. Düşünmeden edemedi:
"Masumlar niye acı çekerdi?"
Yanlış atılmış bir ilme onları birbirine bağladı. Öyle kaviydi ki bu düğüm bundan böyle biri "Gel!" dese öbürü anında koşacaktı. Biri "Gel!" demese öbürü çağıracaktı.