"Gelgelelim, gene de bütün bunların zerre kadar önemi yoktu.
Çünkü, insanların büyük bölümü, birçok güzelliği göremezdi.
Büyük bölümü, birçok güzelliği göremezdi.
Onlar, birer uyurgezer gibi, geçip giderlerdi güzelliklerin yanından. Ya da, kafalarına taktıkları başka bir güzelliğin peşinden koşarken, onun uğruna, birçok güzelliği de ayaklarının altına alıp hiç farkına varmadan acımasızca ezerlerdi.
Bu nedenle, bakarsın benim de güzelliğimi görmezdi insanlar."
"Çünkü, yüzyıllardır çözülemeyen acayip bir bilmeyeceydi insan. Derinlerden daha derin bir sırdı ya da, ucu bucağı olmayan, içi pisliklerle, içi eşsiz güzelliklerle dolu, alabildiğine karanlık ve karmakarışık bir evrendi. Öyle ki, onca kafa patlatmaya rağmen, binlerce yıldan bu yana kendisi bile çözemiyordu kendini... Bu yüzden, onun ne zaman ne yapacağı hiç belli olmazdı."