Kendini duymak, gücünü sınamak, istediğini yapmaya gücü yetebileceğini anlamak için güç yoldan gitmek, iyidir, gereklidir. İnsanın gerçekleşmesini istediği bir işe önce kendi benliğini koşması, işe önce kendinden başlaması gerekir.
Yalnızlık zorunlu bir durum olmadığı zaman daha çok hoşlanıyor.Ama bir şey daha var bu duyguların içinde. Sanki başkalarının varlığı, uzaktan da olsa kendini sezdirmedikçe, Andronikos, bir türlü rahat edemiyor.
Kendilerinden uzaklaşmak için de olsa başkalarının varlığı kendisine gerekli.
Yüreğin, şakakların atışına ayak uydurmalı,nabzın atışına. Tanrının, insanın içine yerleştirdiği tek, şaşmaz ölçüye... Değişken ama şaşmaz ölçüye. Bu ölçünün şaşması, bir türlü sonuç verir, iki türlü değil.
Oysa ölüm yararsız bir şey, boş bir şey.
“Aklı başında insan birtakım rastlantılar sonucu yalnızca günümüzde değil, her zaman ödlek ve köle olmak zorundadır. Yeryüzündeki aklı başında her insan için doğanın bir yasasıdır bu. İçlerinden biri bir olay karşısında küçük bir yüreklilik gösterecek olsa boşuna sevinmesin, böbürlenmesin: Nasıl olsa bir başkasının karşısında boyun eğecektir.”
“Bu arada ben insanın gerçek acıdan, yani yıkım ve kargaşadan asla uzak duramayacağından eminim. Acı, bilincin tek kaynağıdır. Notlarımın başında bilincin bence insan için en büyük şanssızlık olduğunu söylemiş olsam da, insanın onu sevdiğini, hiçbir zevke değişmeyeceğini de biliyorum.”