Öncelikle ben yazarı sosyal medyadan takip etmeden görmeden okumuş bir okuyucuyum. Bu şekilde aslında ön yargısız olarak okumuş oldum.
Kitap aslında 'outliers ' kitabının türkçeleşmiş hali gibi. Yani Türk yaşamlardan örnekler daha sık tutulmuş.
Son iki bölüme kadar yazar bizi dediği gibi gerçeklerle yüzleştiriyor. Genel olarak kişisel gelişim kitaplarında 'sen yaparsın , özelsin, yeterince çalışırsan her şey olur' gibi konular baz alınırken bu kitapta; başarı dediğimiz olayın aslında sadece çalışmaktan ibaret olmadığını ve genel olarak 'şans' adı altında toplayabileceğimiz bir çok verinin de dahil olduğunu anlatıyor. Yine 'outliers' kitabı da bunu savunur.
Evet böyle kitaplar oldukça demoralize edebiliyor. Buna hazır olup okumak gerekir. Yazar sonunda sizi motive edicem diyor sadece o kısmı pek başarılı bulamadım kendimce yada benim üzerimde çok efektif olmadı belki.
Yine de güzel bir amaç uğruna yazılmış ve başarılı bir kitap. Çünkü bu tarzda yazılmış nadir kitaplardan biri. Behçet Yalın Özkara
Yazarın tüm kitaplarını okuyan biri olarak çok büyük heyecanla başladım bu kitabına da.
Nil'in kitaplarında böyle her gün bir başlık okuyarak ilerlemeyi seviyorum. 365 güne hikayeler gibi.
Bazı bölümlerinde sizi alıp uzaklara görüyor öyle de güzel bir dili, üslubu var.
Her kitabında, tanışılacak kitaplar ve müzikler buluyorum ve mutlaka onlara ulaşıyorum. Mesela onun sayesinde tanışmıştım Leonard Cohen ile
Paketlerce post it bitirtebiliyor okurken.
Bazı insanlar için Pollyanna gibi geliyor yazdıkları. Çünkü güzel şeyler yazıyor hep. Alıştık tabi bizim ülkemizde kötü şeyler okumaya, görmeye. Garip geliyor güzel şeyler de okumak bu duruma da Pollyanna diyoruz. Ama bence insanın bunlara da ihtiyacı var. Mesela masal kitapları da iyi gelir yetişkinlere, içindeki çocuk için. Onun gibi bir şey.
Kitabın tek kusuru, daha önce de anlattığı şeylere oldukça yakın olmuş. Bazı kısımlarda ben bunu okumuştum hissiyatı verebiliyor. Yine de benim için hatırlatma oldu tabi bu yüzden sevdim... Nil Karaibrahimgil