“Olgunlaşmak kalbin daha hassas, kanın daha sıcak, zekânın daha işlek, ruhun daha huzurlu olması demek. İçlerinde böyle bir canlılık, böyle bir hayat coşkunluğu duyanlar dünyanın biricik hâkimleridir”(C.M)
Yaratmayı en yüce haz olarak kendine ayıran Tanrının insanoğlundan da talebi, onun esenlik yaratması, gönenç yaratmasıdır!.. Böyle bir şey nasıl sıkıcı bulunabilir?
Gel de şu insanoğlunu anla! Tanrıya inanmaz, ama burun kökü kaşınırsa öleceğine inanır; bir ozanın yalınlığın yüce bilgeliğini yansıttığı, baştan sona uyum içindeki yapıtını es geçer, bir gözü karanın eğip bozduğu, iğdiş ettiği bir tuhaf yapıt üzerin, “İşte yüreklerin gizinin bilgisi! İşte gerçek yapıt” diye haykırır.