İşlerimizi yapmamız gerektiğini düşünüyoruz ve böyle düşündüğümüz sürece her birimizin Ender ya da sıklıkla hissettiği bir şey bu: “o kadar çok işim var ki hiçbirini yapmıyorum!“. Üstelik hangi işimize el atsak aklımız diğerinde kalıyor. Diğer işleri ve işlerin çokluğunu düşündükçe iş yapabilmek kapasitemiz de aşağı düşüyor suçluluk duygusu nedeniyle. Böyle zamanlarda bana iyi gelen bir şey, yapmak istediğim işlerin listesini çıkarmak. liste, zihnimizde yük olan işleri dışsallaştırmamız ve görselleştirmemizi sağlıyor. Zihnimizden çok orada, dışarıda olabiliyor böylece işler. Yükü içeriden alıp listedeki satırları yerleştiriyoruz yani. David D.Burns, İngiliz İngilizlerin “böl ve yönet!“ Politikasının işlerimizi yönetmekte nasıl etkili olacağını anlatıyor kitabında.Liste çıkarmak da onları bölmenin ilk adımı ikinci önemli adım ise listeden hangi maddeyi seçersek seçelim diğer maddeleri o sırada görmemek, onların geçici olarak üzerini kapatmak.
İyi numarası yapmanın bazı durumlarda iyi olmaya katkısı olduğu bir gerçek. Karanlıkta ıslık çalmak diye geçen bir metot var mesela. Karanlık bir sokaktan geçerken korkuyorsanız ve hiç korkmuyormuş gibi ıslık çalmaya başlıyorsanız korkunuzun azaldığı doğru. O gün kendisini kötü hisseden birinin güzel giyinip saçlarını taradığında daha iyi hissetmeye başlayacağı da.
Depresyona benzer şekilde işleyen erteleme ve harekete geçme için de geçerli aynı şey. Bir başkasını düşünerek ve sizden çok önemseyerek harekete geçmeniz, sağlıklı bir gelişme getirmiyor. Bir başkasını mutlu etmeye çalıştığımız sürece asla doğru olanı yapamayız diyen Alice Milleri hatırlayabiliriz burada kendimiz için değil bir başkası için harekete geçtiğimiz sürece de yanlış yoldayızdır.İyileşme ve gelişme oradan gelmeyecek.
HEP ÇALIŞMAK VE HİÇ OYNAMAMAK, YANİ OYUN, EĞLENME, BOŞ ALAN GİBİ HAKLARI KENDİNE TANIYAMAMAK, KARAKTERİN ZİHNİNİ SONUNDA İŞLEVSİZ HALE GETİRMİŞTİR. NEFESSİZ KALMIŞ, BOĞULMUŞTUR KARAKTER BİR ANLAMDA.