Meryem Akdoğan

"İnsanın yaptıklarından mesul olduğunu tespit etmek ve onu bu yüzden cezalandırmak insanidir; ondan pişmanlık duymasını, tutumunu değiştirmesini, "uslanmasını" istemek ve onu bağışlamak da gayri insanidir. İnsanları kanaatleri yüzünden takibata uğratmak, kanaatlerinden vazgeçmelerini talep etmekten daha insanidir... İnsanları zorla terbiye etmek, bu sayede "iyi" ve disiplinli yurttaşlar haline gelseler bile gayri insani bir tutumdur."
Sayfa 81·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
Nietzsche dinin güçlü olanları aldatmak üzere güçsüzlerce uydurulduğunu; Marx ise bunun tersini iddia etmiştir. Dinin "uydurulmuş" olduğu farzedildiği takdirde Nietzsche'nin görüşü Marx'ınkinden daha ikna edici görünüyor. Çünkü güçsüzler, ezilmişler, kabiliyetleri daha az olanlar eşitlik, hürriyet ve aynı değerde olma isteklerini ancak ve ancak dinî esaslara istinadettirebilmişlerdir. Dinden başka her şey ve hatta ilim, insanların, eşitsizliğini ısrarla teyit ediyordu."
Sayfa 80·Kitabı okuyor
Alıntı
"Eğer Tanrı yoksa insanlar aşikarca ve ümitsizce eşitsizdir."
Sayfa 80·Kitabı okuyor
Alıntı
"İnsan behemehal ya iyi ya da kötüdür fakat hiçbir zaman masum değildir. Gerçi insanlık günah yüklü değildir, fakat masum da değildir. İnsan cennetten çıkarıldığından beri kendisine verilen hürriyetten kurtulamıyor, iyilik ve kötülük dramının içinden dışarı çıkamıyor, hayvan veya melek gibi masum olamıyor. Kendi hürriyetini seçmeye ve kullanmaya, iyi veya kötü olmaya, tek bir kelimeyle insan olmaya mecburdur. Bu seçme kabiliyeti, neticesi ne olursa olsun, kâinatta mümkün olan varoluşun en yüksek şeklidir."
Sayfa 77·Kitabı okuyor
Alıntı
İnsan ahlâkî yasalara aykırı davranabilir, fakat ahlâk sahası dışında, iyi ile kötünün ötesinde bulunamaz. Başka bir ifadeyle o kendi kendini "dışarı atamaz."
Sayfa 76·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam