Çıkan iner, kalkan düşer, her yükselişin var bir sonu.
Niçin bunca gurur maldan, mülkten, addan, sandan insanoğlu.
Oluşta ne var ki olduğu gibi dursun, hiç değişmesin.
Sen de gök gibisin, bir gün masmavi güneşlik, bir gün bulutlu.
Bu dünya kime kalmış, yaramış ki kalsın yarasın sana.
Yok hiçbir çizgisinde bu yeryüzünün ölmezlik rengi ve ölmezlik kokusu.
...
Zamanın faciaları çeşit çeşit türlü türlüdür: O ne zengin facia bezirganı.
İki burçlu bir kaleyse o, sevinç bir burcu, hüzün bir burcu.
...
(Ebu'l Beka Salih b. Er-Rundi'nin Endülüs Şiiri'nden)