Tartışamadığım her insanı hayatımdan uzaklaştırıyorum. Bundan kaçınan insanlar sinirimi bozuyor. Tartışmak derken gerçek manasına uygun saygılı tartışmaları kastediyorum. İnsanların, tartışmamak için kendi isteklerini yada değerlerini terk edebilmesini algılamakta zorluk çekiyorum. Çünkü tartışmak doğru yapıldığında gayette işleri düzeltip, açıklığa kavuşturuyor. Bunu tercih etmektense bazı şeylerin üzerini, tekrar patlak vereceği vakte kadar, kapatmak... Benlik değil.
İşte ağladım şimdi, çocuk gibi hatıraları kapılıp gidince. Her şeyi öyle canlı, öyle canlı hatırladım, öyle parlak bir şekilde belirdi ki bütün geçmiş önümde ve şu an öyle bulanık, öyle karanlık ki!.. Nasıl sona erecek bütün bunlar? Biliyor musunuz, benim bir inancım var, bu sonbahar öleceğime inanıyorum.
Otuz gümüş kapik göndermişsiniz, sonra da yirmi kapik gönderdiniz; sizin öksüz paralarınıza bakarken kalbim karardı. Eliniz yanmış, yakında açlık çekeceksiniz, ama bana tütün almamı söylüyorsunuz. Ama nasıl hareket etmeliyim böyle bir durumda? Yoksa hiçbir vicdan azabı çekmeden bir haydut gibi, sizi, bir öksüzü soymaya mı başlayayım!