Hangi zırhtır o korur özünü ölüm gelse kapına,
Hangi silahtır o koyar özünü dostlarının kalbine,
Hangi kitaptır o anlatır sana sevmeden yaratılanı,
Hangi savaştır o kutsal yolunu anlamadan ötekini?
”Zeynep… Zeynep nerede?”
Onur her şeyi hatırlıyordu. Gözleri tüm bu kalabalığın ortasında sadece Zeynep' i arıyordu. Görmek istediği tek yüz onun yüzüydü. Çaresizce, korku içinde tüm yüzleri tarıyordu ama onu bulamıyordu.
“Zeynep nerede?”
"Sakın bir yere gitme…" diyordu Onur bana güçsüz bir sesle.
“Söz veriyorum,” dedim, "hep burada olacağım."
"Teşekkür ederim Zeynep," dedi. Asansöre binerken kurduğu son cünle bu oldu. Geride kaldığımda, Onur gözlerimin önünden kayıp gittiğinde benim kurduğum cümle ise şu oldu:
“Teşekkür mü edersin?”