Schopenhauer'ın tutkulu aşkı, insanı kör eden güneş ışığıyla kıyasladığı bir lafı vardır. Yaşamın ileriki yıllarında bu ışık azalınca onun yüzünden
daha önce göremediğimiz muhteşem bir yıldızlı gökyüzü belirmeye
başlar.
Bence ölümün en karanlık yanlarından biri, ben öldüğümde tüm dünyamın, yani anı dünyamın bugüne dek tanıdığım herkesin içinde bulunduğu o
zengin ve kökleri çok sağlammış gibi görünen dünyanın benimle
birlikte kaybolup gidecek olması
Oysa zihninizin yetişkin tarafı, her şeyin geçici olduğunu, geçmişin yalnızca
zihninizin içinde var olduğunu, daha önceki dünyanızın beyninizde
bir yerlerde bir elektrik akımıyla veya kimyasal sinyallerle saklanan
bir anıdan ibaret olduğunu biliyor.
Rusça' da buna ostrannaya denir. Sanki
gerçekten burada değilmişim gibi. Olan biten hiçbir şeyi tam olarak hissedemiyorum. Çevremden soyutlanmış durumdayım. Sanki
burada duran, tüm bunları yaşayan ben değilim.