Geceleri, her biri yatağın bir ucunda nöbet turan dört köpek Napoleon’un koruyordu; Pinkeye isimli genç bir domuza da, zehirli olma ihtimaline karşı onun yiyeceği yemeklerini önceden tatma görevi verilmişti.
Bunun yerine -ki bu durumun nedenini de bilmiyordu- kimsenin görüşlerini ifade etmeye cesaret edemediği, her yerde hırlayarak gezen vahşi köpeklerin olduğu ve yoldaşlarının korkunç suçlarını itiraf ettikten sonra
herkesin gözü önünde parçalanmasını izlemek zorunda oldukları bir toplum gelmişti.