Payelll Öncelikle mahalle kurgularını sevdiğimi söyleyerek yoruma başlamak istiyorum. Payelll'in hemen hemen tüm kitaplarını okumuş biri olarak bu kitabını da sevdim. İnsanların sımsıcak ilişkileri olan, hala komşuluk kavramını kaybetmeyen sokaklardan biri Akasya sokağı. Kuzguncukta geçen hikayede tamirci Ali ile mahalleye yeni taşınan doktor Gülru'nun hikayesi anlatılıyor. İki yaralı yürek bir apartmanda... Biri alt katta tamirhanede diğeri bir üst katta eskimeyen tarih kokan dairede. Ali Gülru'yu ilk gördüğünde başına geleceği anlamıştı. Kız onların kiralık evine talipti ve Ali Gülru'nun o evi tutmasını istemiyordu.
Genç adam yediği darbe yüzünden okumuş kızlardan uzak durma kararı almışken tüm ezberini bozan Gülru hayatına girmişti. Gülru evlenmek üzere olduğu doktor sevgilisinin ihanetiyle yıkılmış, soluğu İstanbul da almıştı. İki güven problemi yaşayan yürek kendi yolunu bulmak için türlü yollardan geçecek. Gülru daha ilk günden mahallenin kahramanı olarak dikkati üzerine çekmişti. Hem de Ali'nin kardeşine evde doğum yaptırarak. Birden tüm dikkatler genç kızın üzerine toplandı. Açıkçası konuya fazla giriş yapmak istemiyorum sadece beni etkileyen bir kaç yere değinmek istiyorum. Bu hikayede Ali'nin kendini geri çekmesini bekliyordum ben. Sonuçta okumuş kızlardan uzak durmak için başlarda o kadar kararlı bir karakterdi ki sonradan tam tersi olmuştu. Kızın kendini geri çekmesi, Ali'nin çabaları çok hoşuma gitti. Birde başa bela eski sevgili olayı vardı ki Gülru'nun hareketlerini çok sevdim. Bazı bölümlerde çok güldüm, bazı bölümlerde ise üzüldüm. Ali aldığı tüm darbelere rağmen Gülru'yu ikna edebilmek için her şeyi deniyor. Gülru'nun güven probleminin ise eski sevgilisi değil de daha derinlerde olduğu anlaşıldığındaysa işler onlar için daha kolay hale geliyor. Ali
Akasya SokağıPayelll · Parola Yayınları · 2025235 okunma