"Güçler ayrılığı" kapalı kapılar ardında yapılan bilek güreşine, güç temerküzüne, gücün hukukuna, yol açmasın diye "denetim" devreye girer.
"Ahlâk" tan gayrı bir denetim yoktur.
"Ahlâk" a ulaşmak da bir o kadar zordur.
**
Garplı gibi binalar yapıyoruz ama çimentosunu, demirini çalıyor, kolonlarını kesiyoruz. Garplı gibi otomobillere biniyor ama emniyet kemeri yuvasına "toka" takıyor, muayeneye giderken komşudan yangın tüpünü ödünç alıyor, direksiyona kendimiz geçmiyor, içimizdeki canavarı geçiriyoruz. Garplı gibi tüketiyor ama çalışmadan, kısa yoldan hoşa dönelim istiyoruz. Garplının sistemlerini taklit ediyor ama ona rüşveti, dolandırıcılığı, hukuksuzluğu katıyoruz. Garplı gibi dünyevileşiyor, deniz tatilleri, kayak tatillerine gidiyoruz ama otellerin yangın tertibatına üç kuruş harcayıp tedbir almıyoruz. Ne siyaset, ne parti, ne inanç, ne mezhep, ne meşrep meselesi bu. Bu bir MİLLET meselesi. Özünden uzaklaşıp bilinmeze, derin uçurumlara ilerleyen bir çürüme meselesi bu.
**