Meryem

“… Acı çekmenin tek kural gibi göründüğü o yolculukta, savaşmaya değmeyecek şeyler uğruna savaşıyordum. Sevgi örneğin. İnsan sevgiyi hisseder ya da hissetmez, bu dünyada onu sana hissettirecek bir güç yoktur. Birbirimizi seviyormuş gibi yapabiliriz. Birbirimize alışabiliriz. Bir ömür boyu birlikte yaşayabilir, çocuklar yetiştirebilir, her gece sevişebilir, orgazma ulaşabilir, ama yine de bütün bu yaptıklarımızda korkunç bir boşluk olduğunu, çok önemli bir şeyin eksik kaldığını düşünebiliriz. Kadınlar ile erkekler arasındaki ilişkiler konusunda tüm öğrendiklerime baktığımda, aslında uğrunda mücadele etmeye değmeyecek şeylere karşı mücadele etmeye değmeyecek şeylere karşı mücadele etmeye çalıştığımı görüyorum.“
Sayfa 209·Kitabı okudu
Reklam
Hayalim benden bunu istemiyor. Yalnızca kendimi hayalime teslim etmem ve acı çektiğimi görsem bile dişimi sıkmam gerekiyor, çünkü acı geçer gider.
Sayfa 209·Kitabı okudu
İnsan bir şeye kapılıp gidebilir, ama sonradan bunu soğukkanlılıkla konuşmak başka bir şeydir. Yanıtımı bildiğinden emin olmama karşın hiçbir şey söylemedim.
Sayfa 208·Kitabı okudu
Alıntı
Otuzlarında bir kadına dönüp şöyle dediğini hatırlıyorum: “Baban sana hep neyin nasıl olacağını ve bir kadının nasıl davranması gerektiğini söylemiş. Hep hayallerinle savaşmışsın, ‘İstiyorum’, demeyi hiç düşünmemişsin. Her zaman ‘yapmalıyım’lar, ‘umuyorum’lar, ‘gerekiyor’lar baskın çıkmış, oysa sen harika bir şarkıcısın. Bir yıllık bir çalışma sonunda olağanüstü bir gelişme gösterirsin.”
Sayfa 197·Kitabı okudu
Aura
Fiziksel dünya ile tinsel dünya arasında bir tür örtü vardır, rengi, yoğunluğu ve ışığı değişen bir örtü; gizemcilerin ‘aura’ dedikleri şey. Ondan sonra her şey kolaydır. Aura neler olup bittiğini söyler sana. Ben orada olsaydım, Athena bedenimin çevresinde sarı benekli menekşe rengi bir örtü görecekti. Bu, önümde hala uzun bir yol olduğu ve bu dünyadaki görevimin henüz tamamlanmadığı anlamına gelir.
Sayfa 195·Kitabı okudu
Reklam