Meryem

Ruh
Jung, Ruh derken dinsel anlamda “ruh”tan söz etmez; Dünyanın Ruhu’na tüm bilginin kaynağına bir geri dönüşten söz eder. İçgüdüler keskinleşir, duygulanımlar, heyecanlar aşırılaşır, belirtileri yorumlayışımız mantıktan daha önemli bir duruma gelir, gerçekliği algılayışımız artık eskisi kadar katı olmaz. Alışık olmadığımız şeylerle mücadele etmeye ve kendimizin de hiç ummadığı biçimlerde davranmaya başlarız. Ve bu sürekli enerji akışını yönlendirebilirsek, onu Yung’un erkekler için Yaşlı Bilge, kadınlar için de Yüce Ana adını verdiği çok somut bir merkezin çevresinde örgütleyebileceğimizi keşfederiz.
Sayfa 173·Kitabı okudu
Reklam
Gölge’den Ruh’a geçiş..
Gölge, bize nasıl davranmamız gerektiğini buyuran karanlık yanımızdır. Kendimizi Persona’dan özgür kılmaya çalıştığımız zaman içimizde bir ışık yakar ve örümcek ağlarını, korkaklığı, kötülüğü görürüz. Gölge, ilerlememizi durdurmak için oradadır ve bunu genellikle başarır da. Ne var ki bazıları, “Evet, bazı hatalarım var ama yeterince iyiyim ve ilerlemek istiyorum,” diyerek kendi örümcek ağlarıyla karşılaşmaların üstesinden gelmeyi başarırlar. İşte o anda, Gölge kaybolur ve Ruh’la bağlantıya geçeriz.
Sayfa 173·Kitabı okudu
Gölge..
Jung bireysel gelişmeyi dört aşamaya ayırmıştı. Birincisi, Persona’ydı; her gün kullandığımız bir tür maske, kimmişiz gibi yapıyorsak o. Dünyanın bizim çevremizde döndüğüne, mükemmel ana babalar olduğumuza, çocuklarımızın bizi anlamadığına bize haksızlık ettiklerine, her insanın hayalinin hiç çalışmamak ve sürekli gezmek olduğuna inanırız. Birçoğu bu durumda bir yanlışlık olduğunu fark eder, ama hiçbir şeyi değiştirmek istemediğinden bu düşünceyi kafasından hemen silip atar. Pek azı yanlışlığın ne olduğunu anlamaya çalışır ve sonunda Gölge’yi bulur.
Sayfa 173·Kitabı okudu
Kaygılarına ve güvensizliklerine gül. Endişelerine alaycı bir gözle bak. İlk başta zor gelebilir, ama yavaş yavaş alışırsın. Şimdi git, senin her şeyi bildiğini düşünen o insanlarla buluş. Onların haklı olduğuna inandır kendini, çünkü hepimiz her şeyi biliriz; bu sadece bir inanma sorunudur. İnan.
Sayfa 156·Kitabı okudu
Sen ne olduğuna inanıyorsan osundur. “Olumlu düşünmek” gerektiğine inanan ve kendi kendilerine durmadan sevildiklerini, güçlü ve yetenekli olduklarını söyleyen insanlar gibi olma. Böyle yapmaya ihtiyacın yok, çünkü öyle olduğunu zaten biliyorsun. Bundan kuşkuya düşersen -ki bence gelişmenin bu evresinde sık sık olur- önerdiğim gibi yap. Sandığından daha iyi olduğunu kanıtlamaya çalışmak yerine, sadece gül.
Sayfa 155·Kitabı okudu
Reklam