"Neyin var böyle? Sapsarı kesilmişsin!" dedi Marya. Babamın cevabını ona uzatarak, "Her şey bitti..." dedim. Onun da yüzü sarardı. Mektubu okuduktan sonra titreyen elleriyle bana geri uzatıp, kırılgan bir ses tonuyla, "Kaderimde yokmuş demek. Ailen beni kabullenmek istemiyor. Tanri'nın dediği olur. Onun bizim için plandıkları bizim isteklerimizden daha iyi olabilir. Yapacak bir şey yok, Pyotr. Umarım, bari siz mutlu olursunuz." Marya'nın elini tutarak, "Yapacak bir şey yok da ne demek oluyor? Bu iş böyle olmaz!" diye haykırdim. "Beni seviyorsun. Ben de her şeyi yapmaya hazırım. Gidip ailenin ayaklarına kapanalim. Annen de baban da çok dürüst insanlar, ne kibirleri var ne de zorbalıkları. Onlar evliliğimize riza gösterirler. Sonra zamanla babamın da yumuşayacağına eminim. Annem aramızı bulmaya çalışırsa babam da beni affedecektir." "Hayır, Pyotr. Ailenin rizası olmadan seninle evlenemem. Onlarin izni olmadan mutlu olamazsın ki. Gel, Tanri'nın istegine boyun eğelim. Umarım başka biriyle tanışır ve ona aşik olursun. Tanri yardımcın olsun Pyotr Andreyeviç.