Her eşyanın insanı yaralayan bir hikayesi olduğuna inanıyorum ya da ben yaralanmaya çok müsaitim. Yani antika bir yemek takımının kaç sofrada kaç kişiyi ağırladığını, sofrada atılan kahkahaların günden güne sönüp sönmediğini yahut akşam yemeklerinin sonsuz bir suskunlukta yenip yenmediğini kim bilebilir ki?"
"Antikacılarda vakit geçirmeyi çok severim. Çok bir şey almasam da dolaşmak, bu size nereden geldi demek, bir eşyanın hikayesini dinlemek, fiyatını sormak, alacak gibi olmak ama almamak, eşyalara dokunup yerine bırakmak hoşuma gidiyor. "