Çünkü biliyor musunuz, insanın neler yaşadığı pek önemli değildir. Önemli olan ne hissettiğidir.
Ben onunla sanki herşeyi yaşıyormuş gibi hissediyordum.
Titrek bir kalemle, siyah mürekkeple yazılmış birkaç satır bir anda dünyanın renklerini, hayatın ışığını böylesine değiştirebilir mi sahiden?
Değiştirebildiğini o gün öğrendim.
Sözcükler böylesine güçlü mü?
Çocukluk bitiyor, öyle mi? Çocukluk bitiyor ve içimizdeki o farklı çocukların hepsi büyüyor... Ya da belki hepsi yavaş yavaş bizi bırakıp gidiyor, o uzun yolda yürürken her dönemeçte, her yol ayrımında birinden sessizce ayrılıyoruz, kimi zaman farkında bile varmadan onu orada bırakıyoruz ve sonunda tek başımıza kalıyoruz.
Bütün o farklı çocuklardan geriye bir tek insan kalıyor.
Peki ama neden onların hepsinin elinden tutup bu tuhaf maceradan hep birlikte yürüyüp gidemiyoruz?
Bilmem ki bana mı öyle gelir, her nedense, biz kendi hayatımızdan çok başkalarınınkiyle ilgileniriz.
Kimbilir , belki de kendi hayatımız pek renkli olmadığındandır.