Başucumda Müzik (Cep Boy)

·
Okunma
·
Beğeni
·
16.092
Gösterim
Adı:
Başucumda Müzik
Alt başlık:
Cep Boy
Sayfa sayısı:
440
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752895461
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Başucumda Müzik
Başucumda Müzik
Başucumda Müzik
Eğer, hayatımızın bir an’ına gidip orada sonsuza dek kalacaksınız deseler yalnızca iki şeyden birini seçmek isterdim. Biri, o çocukluğun bahçesindeki ağacın dalına asılı salıncakta sallanırken… Öteki, bütün hayatım boyunca en çok sevdiğim adamla öpüştüğüm ilk gün… Herkes âşık olmanın ortak dilini bulup yazmaya çalışıyordu. Ama aslında bu kadar basitti işte: Birini öptüğünde salıncakta sallanır gibi hissediyorsan âşıksın.”
440 syf.
·12 günde·Beğendi·8/10
Farklı yazarlar keşfetmeyi seviyorum. Bu Kitapta yazarın okuduğum ilk kitabı. Konusunu gerçek hayattan alınması kitaba olan merakımı tetikledi. Uçarı bir kadının aniden evlenmesi, evliyken dönemin bakanlarından olan ve evli olan adama aşık olup aşkının karşılık bulmasıyla başlayan yasak aşkı anlatan etkileyici bir eser. Yazarın dili sade ve akıcı. Roman başkarakter uçarı kadının dilinden anlatılmış. Yazarın karşı cinsle özdeşleşip duygularını okuyucuya bu kadar güzel aktarabilmesi şaşırtıcı ve takdir edilesi doğrusu. :) Keyifle okunan bir eser tavsiye ederim. :)
440 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10
Sevgili arkadaşımın doğum günümde aldığı ve benim yazarı ile tanışma kitabım olan Başucumda Müzik, empati kurarak, duyguların yoğunluğunu hissederek okuduğum nadir kitaplardan biri oldu!

Kürşat Başar'ın dilinin renkli ama sade, anlatımıyla alıp götüren üslubunu çok beğendim!...

Kitap içeriği hakkında bilgi içerir!

İyi eğitim almış, genç ve güzel bir kadının, çocuk denecek yaşta ve ilk görüşte aşık olduğu; yakışıklı diplomatın peşinden nasıl sürüklendiği, aşkı uğruna, eşinden, ailesinden, onurundan vazgeçişi, ikinci kadın olmanın ağırlığını yüksünmeden taşıyışı ve bütün bunlar için hiç pişmanlık duymayışı, sorgusuz, sualsiz sadece ve sadece sevişi o kadar içten bir dille anlatılmış ki, sormadan edemedim; "Acaba bu aşk gerçek bir yaşamöyküsünden alınmış olabilir mi? " Tarih, mekân, trajik son ve bazı ayrıntılar, tanıdık bir öyküyü çağrıştırdı. Belki de bir esinlenmedir. Kimbilir! ...
  • Kumral Ada Mavi Tuna
    8.4/10 (963 Oy)889 beğeni3.319 okunma1.262 alıntı12.820 gösterim
  • Füreya
    8.5/10 (532 Oy)529 beğeni2.688 okunma341 alıntı9.792 gösterim
  • Nefes Nefese
    8.4/10 (827 Oy)790 beğeni3.731 okunma197 alıntı12.579 gösterim
  • Sevdalinka
    8.4/10 (806 Oy)774 beğeni3.851 okunma462 alıntı14.447 gösterim
  • Bir Dinozorun Anıları
    8.6/10 (676 Oy)654 beğeni2.479 okunma888 alıntı14.515 gösterim
  • Gizli Anların Yolcusu
    7.6/10 (678 Oy)520 beğeni3.014 okunma248 alıntı7.655 gösterim
  • Umut
    8.3/10 (581 Oy)599 beğeni3.036 okunma157 alıntı8.862 gösterim
  • Aldatmak
    6.9/10 (409 Oy)294 beğeni2.412 okunma460 alıntı8.380 gösterim
  • Boleyn Kızı
    8.1/10 (511 Oy)398 beğeni2.812 okunma79 alıntı8.427 gösterim
  • Dönüş
    7.4/10 (485 Oy)411 beğeni2.457 okunma170 alıntı9.005 gösterim
440 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
"Hep şaştılar, Herkes..Bütün hayatım boyunca arkamdan gelen o dedikoduları duydum. Nereye girsem sanki birdenbire konuşmaların kesildiğini anladım. Ama anlamadıkları şuydu; bazı insanlar hayatlarını kendi istedikleri gibi kurarlar. Geri kalanlarsa onların yaptıklarını birbirlerine anlatıp dururlar. Ben başkalarının hayatlarını anlatarak ömrümü geçirmek istemedim. Varsın başkalarını benim hayatımı anlatsın..

"Bana kocama bağlı olduğum içn mi saygı duyacaklardı? Kurallara karşı gelmedim diye mi? Onlar arkamdan konuşmasınlar diye bütün hayatımı onların istediği gibi mi geçirecektim?
Tabii ki yapmdım. Umurumda da değildi zaten. Hiç değer vermediğim insanların benim için ne düşündüğünden bana ne! vız gelir bana! Küçük bir çocukken bile acırdım onlara.. ..onlar hep içlerinden geçeni söylemeyip başkalarının duymak istediği cümleleri kurmaya çalışan insanlardı. 
Kendi kendime derdim ki; beni ateşlerde yaksalar bile bunlara benzemeyeceğim. Benzemedim."


1950-60 yıllarında dönemin iktidarı olan demokrat parti'nin dışişleri bakanı Fatih Rüştü Zorlu'nun  Vesamet Kutlu ile yaşadığı yasak aşkı, kadın karakterin dilinden oldukça sade ve akıcı bir dille gayet başarılı bir şekilde anlatmış Kürşat Başar. Yazarın okuduğum ilk kitabı ve son olmayacağını hissediyorum. Dönemin tarihi olaylarını sıkmadan ustalikla, yorum katmadan araya serpiştirmiş yazarımız. Yaşanan aşkın gerçek olduğunu bilmek ayrı bir hüzün verdi kitabı okurken.

"Eğer, hayatımızın bir an'ına gidip orada sonsuza dek kalacaksınız deseler yalnızca iki şeyden birini seçmek isterdim. Biri, o çocukluğun bahçesindeki ağacın dalına asılı salıncakta sallanırken…Öteki, bütün hayatım boyunca en çok sevdiğim adamla öpüştüğüm ilk gün…
 Herkes âşık olmanın ortak dilini bulup yazmaya çalışıyordu. 
Ama aslında bu kadar basitti işte: Birini öptüğünde salıncakta sallanır gibi hissediyorsan "âşıksın."
Bir erkeğin 'Aşk'ı bir kadının dilinden böyle şahane tasvir etmesi zaten harika!

“Benim ışığım, sabahlarım, Boğaziçi’m, sevdiğim,

Bilmem bu mektup sana ulaşacak mı? Keşke bir telefonla konuşabilsek de sana, beni merak etme diyebilseydim. Bütün bir hayat elimden alınsa bile senin hayalin burada yanı başımda. Ne olursa olsun onu benden kimse alamaz. Senin orada beni düşündüğünü buradan hissedebiliyorum. Ama unutma ki sen uykusuz kalırsan ben de uyumuyorum, sen ağlarsan bende ağlıyorum. Sonra demezler mi koskoca adam utanmıyor diye… Sabahları spora başladım. Bol bol kitap okuyorum. Yemeğimiz güzel. Beni gördüğün zaman tığ gibi delikanlı olacağım. Tarih böyle yazılmış. Herhalde gerçek bir gün ortaya çıkar, her şey doğru yerini bulur. Sen sakın benim için üzülme, ben burada iyiyim. O güzel yanaklarını sıkar, gözlerinden öperim…”

Fuat beyin cezaevinden gönderdiği bu son mektup boğazınıza bir düğüm olup oturacak ve aynı zamanda koskoca aşkı hissedebileceksiniz.
440 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Uzun zamandır bir kitabın sonunu bu kadar çok merak ettim. Çoğu yerinde öyle şaşırdım ki kitap bi nebze olsun sıkmadı. Hatta büyük bir hevesle okudum bu naif kitabı. Kitap küçüklükten beri hayran olduğu adamı unutamayıp, evlenmesine rağmen mutluluğu onda bulan karakterimizin aşk hikâyesi. Evliliği bir yana kalbini başka birine kaptıran kadının yaşadığı içinden çıkılamaz durum.. Zaman zaman Turgut'a çok acıdım ama Fuat ile aşkına da ayrı bir saygı duydum. Öyle bir ikilemde bırakıyor insanı: ) Kitabın en sevdiğim şeyi ise baştan sonra altı çizilecek cümlelerle dolu olmasıydı. Her kitapta bu aşk ve ihanet teması işlenmesine rağmen bu kitabı özel kılan kesinlikle diliyle şekillenen edebiliğiydi. Müzik dinler gibi huzur veren cümleler vardı. Yazara hayran kaldım güzel cümleleriyle dolu dolu bir kitap yazdığı için. Size kesinlikle tavsiye ederim iyi okumalar: )
440 syf.
Bu kitabı okumam o kadar tesadüfi bir şekilde oldu ki; buna vesile olan Başucumda Kitap'a çok çok teşekkürler ediyorum. :)) Bugüne kadar okuduğum kitapların arasında beni en çok etkileyenlerden biri oldu kuşkusuz. Her sayfasında hayat var bu kitabın. Yazarımızın kadın karakterleri böylesine iyi anlatması şaşırtıcı bir o kadar da başarılı. Kitaptan öğrenilmesi gereken çok şey var, çıkarılması gereken dersler sizi bekliyor. İçeriğe değinmek gerekirse; biraz uçarı genç bir kızımız, herkesi şaşırtacak bir karar verip hariciyeci Turgut ile evlenir. Kocasını sever ama asla aşık değildir. Kendisinden büyük ve evli dış işleri bakanı Fuat'a aşık olur, önce mektuplarda başlayan bu aşk sönmemek üzere alevlenir. Gerisini anlatmayayım, siz yaşayın. Ben bir kitabın bunları yapacağını bilmezdim. Zaman kaybetmeden okuyun.
440 syf.
·4 günde·8/10
Tüm kitabı sanki bir yerde tanımadığım biriyle mahsur kalmış ve yardım gelene kadar ki o süreçte karşımdakinin hayat hikayesini dinlemiş gibi bitirdim. Yaşadıklarını anlatırken yüzeysel ama içinde derin şekilde hissettiğine eminim. Ve dikkatimi çeken de bu kişiyle ismen hiç tanışmamış olmamız. Hani bazen biriyle bir anda sohbet tutturursunuz ama ismini sormak hiç aklınıza gelmez, sonra ayrıldığınızda ismi neydi ki acaba dersiniz? Ben de bu şekilde sohbet ettiğim kişinin ismini bilmiyorum ama tüm hayatına duygularına ve içten konuşmalarıyla birlikte hakimdim.
Kafamı kurcalayan diğer bir mesele de, yüz yüz elli sayfa boyunca devam eden bir kadının duyguları. Kürşat Başar'a bunu sürükleyici bir şekilde nasıl yazabildigini sormak isterdim...
Başlarda bir miktar önyargı ile başlamış olsam da kitap benim önyargıma bile gerek bırakmadan aktı gitti sanki.. yıllar sonra birinin bana anlatmış olduğu bu hikayeyi yüzümde oluşan ince tebessümle hatırlayacağım ve hala isminin ne olduğunu tahmin etmeye çalışarak.
Sizde okursanız bu romanı, benden Fuat'a selam söylersiniz :) Keyifli okumalar ;)
440 syf.
·Puan vermedi
Yazar kitabın başına koyduğu notta, bu kitapta yazılanların hepsi doğrudur, ama aynı zamanda hepsi yalandır yazmış. Nasıl yani dedim. Kitabı bitirince araştırdım ve anladım ki, Adnan Menderes'in dışişleri bakani Fatih Rüştü Zorlu ile yasak aşkı Vesamet Kutlu'dan esinlendiği kısım gerçek. Bu aşka dair yazarın hayal gücünü katarak şekillendirdiği ayrıntılar yalan. Kadının diliyle ve gözünden anlatılmış bu romanın erkek okurları kadın okurlar kadar etkileyeceğini düşünmüyorum. Kitapta dönemin siyasi gelişmelerinden de bahsedilmiş olsa, daha zengin ve okur yelpazesi daha geniş bir kitap olurdu diye düşünüyorum.
440 syf.
·4 günde·6/10
Arka planında yoğun aşk havası olan, tarihi bir romandı. Duygular, ne kadar değişken gibi görünsede aynı seyirde ilerleyen ruhsal gel gitlerdi. Kişisel olarak aşkın bir kadını bu denli kör etmiş olmasını ve bunu neredeyse içsel bir kabullenmeyle bağlanmayla karşılamasını hoş bulmadım. Buna rağmen yazarın bir kadının duygularını bu kadar iyi anlatabilmesi sıradışıydı.
507 syf.
Başlarında yavaş yavaş, çok da istekli okumadığım bu kitabı, saatin ne kadar geç olduğunu fark etmeden bitirmişim. Kapağını kapattıktan sonra da bir süre düşündüm. Kendimi ana karakterin yerine koydum, gözlerim dolu dolu, her zamanki gibi kendimle bağdaştırmaya çalıştım. (Zaten nerede bir cesur aşık görsem, saçma bir sekilde, tutar kendimle tamamlamaya çalışırım.)
Buralardan bir arkadaşın önerisiyle alıp okudum, ne iyi ettim. Okuyana her cümleyi derinden hissettiren kitapları severim, tıpkı bu Başucumda Müzik gibi. Başlarda biraz lafı uzatıyor mu ne derken, aslında o uzattığını düşündüğüm yerlerin sonradan ne kadar içten, ne kadar gerekli olduğunu anladım. Gözü kapalı tavsiye edebileceğim bir aşk romanı, iç sızlatan türden.
440 syf.
·9 günde·Beğendi·9/10
Bir erkek yazarın kadının bakış açısından olayları duyguları bu kadar net görebilmesi muhteşem bir şey doğrusu. Okurken kadın kahramana yer yer kızsam da bir aşkın çaresizliği dilimi de yüreğimi de burktu. Yaşanılanların gerçek olması ise ayrı bir dram. Fatin Rüştü Zorlu'yu anlatan bu kitabın bazı şeylere bakış açınızı değiştireceğini söyleyebilirim.
440 syf.
·13 günde·Beğendi·10/10
Kitapta yasak aşk yaşayan bir kadının hikayesi anlatılıyor. Böyle söyleyince kulağa çok sıradan gelmiş olabilir. Konu itibari ile sıradan olabilir gerçekten ama asıl ilgi çekici olan kısım yaşanmış bir hikaye olması ve bir kadının duygularının bir erkek yazar tarafından bu kadar etkileyici bir şekilde okuyucuya aktarılması. Kitabı okumaya başlamadan önce bu tip yorumlar okumuştum ama bu kadar etkileyici olacağını tahmin etmemiştim. Bu yüzden kesinlikle tavsiye edebileceğim bir eser.
440 syf.
·Beğendi·10/10
Kitap elime geçtiğinde uzun süre bekledi okuyamadım bi türlü . Kürşat Başar'ı yazar kimliğiyle tanımıyordum ve açıkçası birazda ön yargılıydım . Çok aman aman bi şey beklemiyordum..
Fakat benim beklentilerimi boşa çıkarmıştı yazar. Tarihi romanları daha da bi sever olmuştum . Yazar tamamen sözcükleri cümleleri betimlemeleriyle beni o döneme alıp götürmüş uzun süre rüzgarında gezdirmişti. Çok içten çok sıcak gelmişti bana anlatımı .
Kolay kolay keşke dizi-film olsa gibi cümleleri kurmam kitaplar için çünkü izlemek yavan gelir bana ama bu kitabı izlemeyi yazılanları işitmeyi çok istemiştim . Hala da düşünür isterim beyaz perdeye aktarılmasını bence çok başarılı bi dönem filmi olarak vizyonda yerini alabilir.
Kürşat Başar'ı bence yazar kimliğine bürüyen en büyük özelliği gözlem yeteneği kim bilir belki de kendimden bi parça bulduğumdan bu kadar seviyorum yazdıklarını bende gözlem yapmaktan kaçamayan biriyim çünkü.
Bir diğer başarı kısmı da bi erkek olarak bi kadının bakış açısından bu kadar başarılı bi şekilde bakabilmesi. Bence bu her yazarın okuruna kolay kolay hissettirebileceği bi duygu değil .
Konusundan bahsetmek gerekirse yasak bi aşk hikayesini , iki kişinin çıkmazlarını gözler önüne seriyor yazar. Kahramanımız Fuat ' a aşık Fuat kahramanımıza ama gel gör ki ikisi de farklı kişilerle evlidir. Fuat zaten Demokrat Parti de bakan bu da işleri çıkmaza süren kısımlardan biri...
''Bilir misiniz, eskiden hanımlar her yere yelpazeyle giderlermiş. Eğer sağ elinizde yüzünüzü kapatacak şekilde tutarsanız, bu, 'peşimden gel' demekmiş. Eğer aynı şeyi sol elinizde tutarak yaparsanız, "peşimi bırak"... eğer göğsünüzün üzerinde genişçe açarsanız "aşığım" demek...''
Ne yazık ki insan kendi hapishanesinin anahtarını bulamıyor, hatta çoğu zaman asıl mahpusun kendisi olduğunu bile anlayamıyor.
bazı insanlar başlanmışken bitirilmek için okunan kitaplara benzer. sonunda ne olacak diye merak edip okursun ama sonunda hiçbir şey olmaz.
"İnsan bir düşü sevebilir mi?" diye sordu. "Evet", dedim hiç düşünmeden. Bence zaten en çok onu sevebilir, bir düşü...
Aslında bize uygun olanı sevmek kolaydır. Zor olan, bize benzemeyenleri, istediğimizi yapmayanları sevebilmektir. Birini seni mutlu ettiği için değil, yalnızca kendi başına varolduğu için, bir başkası gibi değil, kendisi gibi olduğu için sevebilmek zordur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Başucumda Müzik
Alt başlık:
Cep Boy
Sayfa sayısı:
440
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752895461
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Başucumda Müzik
Başucumda Müzik
Başucumda Müzik
Eğer, hayatımızın bir an’ına gidip orada sonsuza dek kalacaksınız deseler yalnızca iki şeyden birini seçmek isterdim. Biri, o çocukluğun bahçesindeki ağacın dalına asılı salıncakta sallanırken… Öteki, bütün hayatım boyunca en çok sevdiğim adamla öpüştüğüm ilk gün… Herkes âşık olmanın ortak dilini bulup yazmaya çalışıyordu. Ama aslında bu kadar basitti işte: Birini öptüğünde salıncakta sallanır gibi hissediyorsan âşıksın.”

Kitabı okuyanlar 2.317 okur

  • basucumda_kitap
  • Tuğçe
  • Nilayse
  • Sena Özyurt
  • Pakize duru
  • Nilsu Yıldız
  • Ece
  • sude aydemir
  • BB
  • Serkan Özdemir

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.3 (2)
9
%0
8
%0
7
%0.2 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları