Adı:
Başucumda Müzik
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
440
Format:
Karton kapak
ISBN:
9752893429
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Romanın anlatıcısı görevini de üstlenen kadın kahraman, tayyareci olma hayalleri kurduğu henüz çocuk sayılabilecek yaşlarını sürerken ailesini bile şaşırtan bir kararla geleceği parlak bir hariciyeci ile evlenmiş, kocası Turgut’un mesleği gereği gençliğinin büyük bir bölümünü yurt dışında geçirmiştir. Bir ara Türkiye’ye gelir genç evliler. Genç, güzel, Amerika görmüş, biraz da uçarı bir kadın 1940’lı yıllar Ankara’sının gösterişli balo salonlarında elbette ilgi uyandıracak, kocasını sevmekle birlikte aşkı hiç tatmamış genç kadın, yine bir balo gecesi siyasi kariyeri kadar çapkınlığı ile de tanınan Fuat’la karşılaştığında bulacaktır o aşkı. Ne var ki, evli bir kadın sorumluluğuyla, karısından boşanıp kendisi ile evlenmek isteyen Fuat’ı cevapsız bırakacak, kocası ile yeniden yurt dışına gitmeyi seçecek, aşkları ise apaçık dillendirilmeksizin mektuplarla ateşlenecektir. Türkiye’de yeni bir dönem açılıp Demokrat Parti iktidarı devir aldığında, Fuat, Menderes hükümetinin önemli bir bakanıdır. Kadınsa tekdüzeleşen evliliğinden bıkmıştır artık. Fuat’ın ısrarlı takibi sonunda beklenen olur; Fuat’tan hamile kaldığını anladığında, çocuğunu doğurmayı göze alamamakla birlikte kocasını terk eder. Bundan sonra hiçbir zaman bir çatı altında yaşamaksızın sürdürürler ilişkilerini; ta ki 27 Mayıs darbesine kadar. Fuat, Menderes ile birlikte idama mahkum edilen ve hayatı idam sehpasında noktalanan iki bakandan birisidir…
Farklı yazarlar keşfetmeyi seviyorum. Bu Kitapta yazarın okuduğum ilk kitabı. Konusunu gerçek hayattan alınması kitaba olan merakımı tetikledi. Uçarı bir kadının aniden evlenmesi, evliyken dönemin bakanlarından olan ve evli olan adama aşık olup aşkının karşılık bulmasıyla başlayan yasak aşkı anlatan etkileyici bir eser. Yazarın dili sade ve akıcı. Roman başkarakter uçarı kadının dilinden anlatılmış. Yazarın karşı cinsle özdeşleşip duygularını okuyucuya bu kadar güzel aktarabilmesi şaşırtıcı ve takdir edilesi doğrusu. :) Keyifle okunan bir eser tavsiye ederim. :)
Sevgili arkadaşımın doğum günümde aldığı ve benim yazarı ile tanışma kitabım olan Başucumda Müzik, empati kurarak, duyguların yoğunluğunu hissederek okuduğum nadir kitaplardan biri oldu!

Kürşat Başar'ın dilinin renkli ama sade, anlatımıyla alıp götüren üslubunu çok beğendim!...

Kitap içeriği hakkında bilgi içerir!

İyi eğitim almış, genç ve güzel bir kadının, çocuk denecek yaşta ve ilk görüşte aşık olduğu; yakışıklı diplomatın peşinden nasıl sürüklendiği, aşkı uğruna, eşinden, ailesinden, onurundan vazgeçişi, ikinci kadın olmanın ağırlığını yüksünmeden taşıyışı ve bütün bunlar için hiç pişmanlık duymayışı, sorgusuz, sualsiz sadece ve sadece sevişi o kadar içten bir dille anlatılmış ki, sormadan edemedim; "Acaba bu aşk gerçek bir yaşamöyküsünden alınmış olabilir mi? " Tarih, mekân, trajik son ve bazı ayrıntılar, tanıdık bir öyküyü çağrıştırdı. Belki de bir esinlenmedir. Kimbilir! ...
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.348 Oy)19.113 beğeni43.538 okunma3.020 alıntı183.543 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.0/10 (9.723 Oy)11.474 beğeni28.574 okunma1.576 alıntı149.770 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (7.921 Oy)8.879 beğeni26.413 okunma2.686 alıntı115.193 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (10.751 Oy)13.461 beğeni34.648 okunma3.418 alıntı146.556 gösterim
  • Aşk
    7.8/10 (4.940 Oy)5.624 beğeni18.524 okunma901 alıntı94.209 gösterim
  • Serenad
    9.0/10 (5.252 Oy)5.901 beğeni15.624 okunma1.761 alıntı67.186 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.595 Oy)9.102 beğeni25.428 okunma1.570 alıntı127.184 gösterim
  • Bin Muhteşem Güneş
    8.9/10 (4.884 Oy)5.432 beğeni16.258 okunma919 alıntı77.392 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.579 Oy)8.859 beğeni28.807 okunma850 alıntı140.121 gösterim
  • Olasılıksız
    8.5/10 (6.226 Oy)6.931 beğeni20.227 okunma716 alıntı113.859 gösterim
"Hep şaştılar, Herkes..Bütün hayatım boyunca arkamdan gelen o dedikoduları duydum. Nereye girsem sanki birdenbire konuşmaların kesildiğini anladım. Ama anlamadıkları şuydu; bazı insanlar hayatlarını kendi istedikleri gibi kurarlar. Geri kalanlarsa onların yaptıklarını birbirlerine anlatıp dururlar. Ben başkalarının hayatlarını anlatarak ömrümü geçirmek istemedim. Varsın başkalarını benim hayatımı anlatsın..

"Bana kocama bağlı olduğum içn mi saygı duyacaklardı? Kurallara karşı gelmedim diye mi? Onlar arkamdan konuşmasınlar diye bütün hayatımı onların istediği gibi mi geçirecektim?
Tabii ki yapmdım. Umurumda da değildi zaten. Hiç değer vermediğim insanların benim için ne düşündüğünden bana ne! vız gelir bana! Küçük bir çocukken bile acırdım onlara.. ..onlar hep içlerinden geçeni söylemeyip başkalarının duymak istediği cümleleri kurmaya çalışan insanlardı. 
Kendi kendime derdim ki; beni ateşlerde yaksalar bile bunlara benzemeyeceğim. Benzemedim."


1950-60 yıllarında dönemin iktidarı olan demokrat parti'nin dışişleri bakanı Fatih Rüştü Zorlu'nun  Vesamet Kutlu ile yaşadığı yasak aşkı, kadın karakterin dilinden oldukça sade ve akıcı bir dille gayet başarılı bir şekilde anlatmış Kürşat Başar. Yazarın okuduğum ilk kitabı ve son olmayacağını hissediyorum. Dönemin tarihi olaylarını sıkmadan ustalikla, yorum katmadan araya serpiştirmiş yazarımız. Yaşanan aşkın gerçek olduğunu bilmek ayrı bir hüzün verdi kitabı okurken.

"Eğer, hayatımızın bir an'ına gidip orada sonsuza dek kalacaksınız deseler yalnızca iki şeyden birini seçmek isterdim. Biri, o çocukluğun bahçesindeki ağacın dalına asılı salıncakta sallanırken…Öteki, bütün hayatım boyunca en çok sevdiğim adamla öpüştüğüm ilk gün…
 Herkes âşık olmanın ortak dilini bulup yazmaya çalışıyordu. 
Ama aslında bu kadar basitti işte: Birini öptüğünde salıncakta sallanır gibi hissediyorsan "âşıksın."
Bir erkeğin 'Aşk'ı bir kadının dilinden böyle şahane tasvir etmesi zaten harika!

“Benim ışığım, sabahlarım, Boğaziçi’m, sevdiğim,

Bilmem bu mektup sana ulaşacak mı? Keşke bir telefonla konuşabilsek de sana, beni merak etme diyebilseydim. Bütün bir hayat elimden alınsa bile senin hayalin burada yanı başımda. Ne olursa olsun onu benden kimse alamaz. Senin orada beni düşündüğünü buradan hissedebiliyorum. Ama unutma ki sen uykusuz kalırsan ben de uyumuyorum, sen ağlarsan bende ağlıyorum. Sonra demezler mi koskoca adam utanmıyor diye… Sabahları spora başladım. Bol bol kitap okuyorum. Yemeğimiz güzel. Beni gördüğün zaman tığ gibi delikanlı olacağım. Tarih böyle yazılmış. Herhalde gerçek bir gün ortaya çıkar, her şey doğru yerini bulur. Sen sakın benim için üzülme, ben burada iyiyim. O güzel yanaklarını sıkar, gözlerinden öperim…”

Fuat beyin cezaevinden gönderdiği bu son mektup boğazınıza bir düğüm olup oturacak ve aynı zamanda koskoca aşkı hissedebileceksiniz.
Bu kitabı okumam o kadar tesadüfi bir şekilde oldu ki; buna vesile olan Başucumda Kitap'a çok çok teşekkürler ediyorum. :)) Bugüne kadar okuduğum kitapların arasında beni en çok etkileyenlerden biri oldu kuşkusuz. Her sayfasında hayat var bu kitabın. Yazarımızın kadın karakterleri böylesine iyi anlatması şaşırtıcı bir o kadar da başarılı. Kitaptan öğrenilmesi gereken çok şey var, çıkarılması gereken dersler sizi bekliyor. İçeriğe değinmek gerekirse; biraz uçarı genç bir kızımız, herkesi şaşırtacak bir karar verip hariciyeci Turgut ile evlenir. Kocasını sever ama asla aşık değildir. Kendisinden büyük ve evli dış işleri bakanı Fuat'a aşık olur, önce mektuplarda başlayan bu aşk sönmemek üzere alevlenir. Gerisini anlatmayayım, siz yaşayın. Ben bir kitabın bunları yapacağını bilmezdim. Zaman kaybetmeden okuyun.
Tüm kitabı sanki bir yerde tanımadığım biriyle mahsur kalmış ve yardım gelene kadar ki o süreçte karşımdakinin hayat hikayesini dinlemiş gibi bitirdim. Yaşadıklarını anlatırken yüzeysel ama içinde derin şekilde hissettiğine eminim. Ve dikkatimi çeken de bu kişiyle ismen hiç tanışmamış olmamız. Hani bazen biriyle bir anda sohbet tutturursunuz ama ismini sormak hiç aklınıza gelmez, sonra ayrıldığınızda ismi neydi ki acaba dersiniz? Ben de bu şekilde sohbet ettiğim kişinin ismini bilmiyorum ama tüm hayatına duygularına ve içten konuşmalarıyla birlikte hakimdim.
Kafamı kurcalayan diğer bir mesele de, yüz yüz elli sayfa boyunca devam eden bir kadının duyguları. Kürşat Başar'a bunu sürükleyici bir şekilde nasıl yazabildigini sormak isterdim...
Başlarda bir miktar önyargı ile başlamış olsam da kitap benim önyargıma bile gerek bırakmadan aktı gitti sanki.. yıllar sonra birinin bana anlatmış olduğu bu hikayeyi yüzümde oluşan ince tebessümle hatırlayacağım ve hala isminin ne olduğunu tahmin etmeye çalışarak.
Sizde okursanız bu romanı, benden Fuat'a selam söylersiniz :) Keyifli okumalar ;)
Yazar kitabın başına koyduğu notta, bu kitapta yazılanların hepsi doğrudur, ama aynı zamanda hepsi yalandır yazmış. Nasıl yani dedim. Kitabı bitirince araştırdım ve anladım ki, Adnan Menderes'in dışişleri bakani Fatih Rüştü Zorlu ile yasak aşkı Vesamet Kutlu'dan esinlendiği kısım gerçek. Bu aşka dair yazarın hayal gücünü katarak şekillendirdiği ayrıntılar yalan. Kadının diliyle ve gözünden anlatılmış bu romanın erkek okurları kadın okurlar kadar etkileyeceğini düşünmüyorum. Kitapta dönemin siyasi gelişmelerinden de bahsedilmiş olsa, daha zengin ve okur yelpazesi daha geniş bir kitap olurdu diye düşünüyorum.
Arka planında yoğun aşk havası olan, tarihi bir romandı. Duygular, ne kadar değişken gibi görünsede aynı seyirde ilerleyen ruhsal gel gitlerdi. Kişisel olarak aşkın bir kadını bu denli kör etmiş olmasını ve bunu neredeyse içsel bir kabullenmeyle bağlanmayla karşılamasını hoş bulmadım. Buna rağmen yazarın bir kadının duygularını bu kadar iyi anlatabilmesi sıradışıydı.
Başlarında yavaş yavaş, çok da istekli okumadığım bu kitabı, saatin ne kadar geç olduğunu fark etmeden bitirmişim. Kapağını kapattıktan sonra da bir süre düşündüm. Kendimi ana karakterin yerine koydum, gözlerim dolu dolu, her zamanki gibi kendimle bağdaştırmaya çalıştım. (Zaten nerede bir cesur aşık görsem, saçma bir sekilde, tutar kendimle tamamlamaya çalışırım.)
Buralardan bir arkadaşın önerisiyle alıp okudum, ne iyi ettim. Okuyana her cümleyi derinden hissettiren kitapları severim, tıpkı bu Başucumda Müzik gibi. Başlarda biraz lafı uzatıyor mu ne derken, aslında o uzattığını düşündüğüm yerlerin sonradan ne kadar içten, ne kadar gerekli olduğunu anladım. Gözü kapalı tavsiye edebileceğim bir aşk romanı, iç sızlatan türden.
Bir erkek yazarın kadının bakış açısından olayları duyguları bu kadar net görebilmesi muhteşem bir şey doğrusu. Okurken kadın kahramana yer yer kızsam da bir aşkın çaresizliği dilimi de yüreğimi de burktu. Yaşanılanların gerçek olması ise ayrı bir dram. Fatin Rüştü Zorlu'yu anlatan bu kitabın bazı şeylere bakış açınızı değiştireceğini söyleyebilirim.
Su gibi akıp giden cümleler vardır ya işte öyle cümlelerle dolu bir kitaptı. Okurken kızdım, güldüm, sinir oldum. Bir çok ruh halini aynı anda yasadım. Sevdim ve nefret ettim.
Kitapta yasak aşk yaşayan bir kadının hikayesi anlatılıyor. Böyle söyleyince kulağa çok sıradan gelmiş olabilir. Konu itibari ile sıradan olabilir gerçekten ama asıl ilgi çekici olan kısım yaşanmış bir hikaye olması ve bir kadının duygularının bir erkek yazar tarafından bu kadar etkileyici bir şekilde okuyucuya aktarılması. Kitabı okumaya başlamadan önce bu tip yorumlar okumuştum ama bu kadar etkileyici olacağını tahmin etmemiştim. Bu yüzden kesinlikle tavsiye edebileceğim bir eser.
Kitap elime geçtiğinde uzun süre bekledi okuyamadım bi türlü . Kürşat Başar'ı yazar kimliğiyle tanımıyordum ve açıkçası birazda ön yargılıydım . Çok aman aman bi şey beklemiyordum..
Fakat benim beklentilerimi boşa çıkarmıştı yazar. Tarihi romanları daha da bi sever olmuştum . Yazar tamamen sözcükleri cümleleri betimlemeleriyle beni o döneme alıp götürmüş uzun süre rüzgarında gezdirmişti. Çok içten çok sıcak gelmişti bana anlatımı .
Kolay kolay keşke dizi-film olsa gibi cümleleri kurmam kitaplar için çünkü izlemek yavan gelir bana ama bu kitabı izlemeyi yazılanları işitmeyi çok istemiştim . Hala da düşünür isterim beyaz perdeye aktarılmasını bence çok başarılı bi dönem filmi olarak vizyonda yerini alabilir.
Kürşat Başar'ı bence yazar kimliğine bürüyen en büyük özelliği gözlem yeteneği kim bilir belki de kendimden bi parça bulduğumdan bu kadar seviyorum yazdıklarını bende gözlem yapmaktan kaçamayan biriyim çünkü.
Bir diğer başarı kısmı da bi erkek olarak bi kadının bakış açısından bu kadar başarılı bi şekilde bakabilmesi. Bence bu her yazarın okuruna kolay kolay hissettirebileceği bi duygu değil .
Konusundan bahsetmek gerekirse yasak bi aşk hikayesini , iki kişinin çıkmazlarını gözler önüne seriyor yazar. Kahramanımız Fuat ' a aşık Fuat kahramanımıza ama gel gör ki ikisi de farklı kişilerle evlidir. Fuat zaten Demokrat Parti de bakan bu da işleri çıkmaza süren kısımlardan biri...
''Bilir misiniz, eskiden hanımlar her yere yelpazeyle giderlermiş. Eğer sağ elinizde yüzünüzü kapatacak şekilde tutarsanız, bu, 'peşimden gel' demekmiş. Eğer aynı şeyi sol elinizde tutarak yaparsanız, "peşimi bırak"... eğer göğsünüzün üzerinde genişçe açarsanız "aşığım" demek...''
Ne yazık ki insan kendi hapishanesinin anahtarını bulamıyor, hatta çoğu zaman asıl mahpusun kendisi olduğunu bile anlayamıyor.
"İnsan bir düşü sevebilir mi?" diye sordu. "Evet", dedim hiç düşünmeden. Bence zaten en çok onu sevebilir, bir düşü...
Hayat zormuş.
Ben tabii bunu sonradan öğrendim. Yoksa hayata atılmakta hiç bu kadar acele eder miydim?
Kürşat Başar
Sayfa 21 - Everest yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Başucumda Müzik
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
440
Format:
Karton kapak
ISBN:
9752893429
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Romanın anlatıcısı görevini de üstlenen kadın kahraman, tayyareci olma hayalleri kurduğu henüz çocuk sayılabilecek yaşlarını sürerken ailesini bile şaşırtan bir kararla geleceği parlak bir hariciyeci ile evlenmiş, kocası Turgut’un mesleği gereği gençliğinin büyük bir bölümünü yurt dışında geçirmiştir. Bir ara Türkiye’ye gelir genç evliler. Genç, güzel, Amerika görmüş, biraz da uçarı bir kadın 1940’lı yıllar Ankara’sının gösterişli balo salonlarında elbette ilgi uyandıracak, kocasını sevmekle birlikte aşkı hiç tatmamış genç kadın, yine bir balo gecesi siyasi kariyeri kadar çapkınlığı ile de tanınan Fuat’la karşılaştığında bulacaktır o aşkı. Ne var ki, evli bir kadın sorumluluğuyla, karısından boşanıp kendisi ile evlenmek isteyen Fuat’ı cevapsız bırakacak, kocası ile yeniden yurt dışına gitmeyi seçecek, aşkları ise apaçık dillendirilmeksizin mektuplarla ateşlenecektir. Türkiye’de yeni bir dönem açılıp Demokrat Parti iktidarı devir aldığında, Fuat, Menderes hükümetinin önemli bir bakanıdır. Kadınsa tekdüzeleşen evliliğinden bıkmıştır artık. Fuat’ın ısrarlı takibi sonunda beklenen olur; Fuat’tan hamile kaldığını anladığında, çocuğunu doğurmayı göze alamamakla birlikte kocasını terk eder. Bundan sonra hiçbir zaman bir çatı altında yaşamaksızın sürdürürler ilişkilerini; ta ki 27 Mayıs darbesine kadar. Fuat, Menderes ile birlikte idama mahkum edilen ve hayatı idam sehpasında noktalanan iki bakandan birisidir…

Kitabı okuyanlar 1.527 okur

  • Gaye
  • İbrahim Dereboylu
  • Songül Çeken
  • Merve Uslu
  • Feyza Çaka
  • Ebru Gezen
  • Buseuclu
  • Kübra Sayra
  • Sultan Aslanturk
  • Dilekkkk

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.6
14-17 Yaş
%2.1
18-24 Yaş
%17.9
25-34 Yaş
%29.8
35-44 Yaş
%30.6
45-54 Yaş
%12.7
55-64 Yaş
%1.5
65+ Yaş
%0.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%90.4
Erkek
%9.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%29.1 (117)
9
%16.9 (68)
8
%21.4 (86)
7
%15.7 (63)
6
%9 (36)
5
%3 (12)
4
%2.2 (9)
3
%1.2 (5)
2
%0.7 (3)
1
%0.7 (3)

Kitabın sıralamaları