Başucumda Müzik

·
Okunma
·
Beğeni
·
22779
Gösterim
Adı:
Başucumda Müzik
Baskı tarihi:
21 Haziran 2019
Sayfa sayısı:
440
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752893429
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Başucumda Müzik
Başucumda Müzik
Başucumda Müzik
Başucumda Müzik
Romanın anlatıcısı görevini de üstlenen kadın kahraman, tayyareci olma hayalleri kurduğu henüz çocuk sayılabilecek yaşlarını sürerken ailesini bile şaşırtan bir kararla geleceği parlak bir hariciyeci ile evlenmiş, kocası Turgut’un mesleği gereği gençliğinin büyük bir bölümünü yurt dışında geçirmiştir. Bir ara Türkiye’ye gelir genç evliler. Genç, güzel, Amerika görmüş, biraz da uçarı bir kadın 1940’lı yıllar Ankara’sının gösterişli balo salonlarında elbette ilgi uyandıracak, kocasını sevmekle birlikte aşkı hiç tatmamış genç kadın, yine bir balo gecesi siyasi kariyeri kadar çapkınlığı ile de tanınan Fuat’la karşılaştığında bulacaktır o aşkı. Ne var ki, evli bir kadın sorumluluğuyla, karısından boşanıp kendisi ile evlenmek isteyen Fuat’ı cevapsız bırakacak, kocası ile yeniden yurt dışına gitmeyi seçecek, aşkları ise apaçık dillendirilmeksizin mektuplarla ateşlenecektir. Türkiye’de yeni bir dönem açılıp Demokrat Parti iktidarı devir aldığında, Fuat, Menderes hükümetinin önemli bir bakanıdır. Kadınsa tekdüzeleşen evliliğinden bıkmıştır artık. Fuat’ın ısrarlı takibi sonunda beklenen olur; Fuat’tan hamile kaldığını anladığında, çocuğunu doğurmayı göze alamamakla birlikte kocasını terk eder. Bundan sonra hiçbir zaman bir çatı altında yaşamaksızın sürdürürler ilişkilerini; ta ki 27 Mayıs darbesine kadar. Fuat, Menderes ile birlikte idama mahkum edilen ve hayatı idam sehpasında noktalanan iki bakandan birisidir…
440 syf.
·12 günde·Beğendi·8/10
Farklı yazarlar keşfetmeyi seviyorum. Bu Kitapta yazarın okuduğum ilk kitabı. Konusunu gerçek hayattan alınması kitaba olan merakımı tetikledi. Uçarı bir kadının aniden evlenmesi, evliyken dönemin bakanlarından olan ve evli olan adama aşık olup aşkının karşılık bulmasıyla başlayan yasak aşkı anlatan etkileyici bir eser. Yazarın dili sade ve akıcı. Roman başkarakter uçarı kadının dilinden anlatılmış. Yazarın karşı cinsle özdeşleşip duygularını okuyucuya bu kadar güzel aktarabilmesi şaşırtıcı ve takdir edilesi doğrusu. :) Keyifle okunan bir eser tavsiye ederim. :)
440 syf.
"Hep şaştılar, Herkes..Bütün hayatım boyunca arkamdan gelen o dedikoduları duydum. Nereye girsem sanki birdenbire konuşmaların kesildiğini anladım. Ama anlamadıkları şuydu; bazı insanlar hayatlarını kendi istedikleri gibi kurarlar. Geri kalanlarsa onların yaptıklarını birbirlerine anlatıp dururlar. Ben başkalarının hayatlarını anlatarak ömrümü geçirmek istemedim. Varsın başkaları benim hayatımı anlatsın..

"Bana kocama bağlı olduğum içn mi saygı duyacaklardı? Kurallara karşı gelmedim diye mi? Onlar arkamdan konuşmasınlar diye bütün hayatımı onların istediği gibi mi geçirecektim?
Tabii ki yapmdım. Umurumda da değildi zaten. Hiç değer vermediğim insanların benim için ne düşündüğünden bana ne! vız gelir bana! Küçük bir çocukken bile acırdım onlara.. ..onlar hep içlerinden geçeni söylemeyip başkalarının duymak istediği cümleleri kurmaya çalışan insanlardı. 
Kendi kendime derdim ki; beni ateşlerde yaksalar bile bunlara benzemeyeceğim. Benzemedim."


1950-60 yıllarında dönemin iktidarı olan demokrat parti'nin dışişleri bakanı Fatih Rüştü Zorlu'nun  Vesamet Kutlu ile yaşadığı yasak aşkı, kadın karakterin dilinden oldukça sade ve akıcı bir dille gayet başarılı bir şekilde anlatmış Kürşat Başar. Yazarın okuduğum ilk kitabı ve son olmayacağını hissediyorum. Dönemin tarihi olaylarını sıkmadan ustalikla, yorum katmadan araya serpiştirmiş yazarımız. Yaşanan aşkın gerçek olduğunu bilmek ayrı bir hüzün verdi kitabı okurken.

"Eğer, hayatımızın bir an'ına gidip orada sonsuza dek kalacaksınız deseler yalnızca iki şeyden birini seçmek isterdim. Biri, o çocukluğun bahçesindeki ağacın dalına asılı salıncakta sallanırken…Öteki, bütün hayatım boyunca en çok sevdiğim adamla öpüştüğüm ilk gün…
 Herkes âşık olmanın ortak dilini bulup yazmaya çalışıyordu. 
Ama aslında bu kadar basitti işte: Birini öptüğünde salıncakta sallanır gibi hissediyorsan "âşıksın."
Bir erkeğin 'Aşk'ı bir kadının dilinden böyle şahane tasvir etmesi zaten harika!

“Benim ışığım, sabahlarım, Boğaziçi’m, sevdiğim,

Bilmem bu mektup sana ulaşacak mı? Keşke bir telefonla konuşabilsek de sana, beni merak etme diyebilseydim. Bütün bir hayat elimden alınsa bile senin hayalin burada yanı başımda. Ne olursa olsun onu benden kimse alamaz. Senin orada beni düşündüğünü buradan hissedebiliyorum. Ama unutma ki sen uykusuz kalırsan ben de uyumuyorum, sen ağlarsan bende ağlıyorum. Sonra demezler mi koskoca adam utanmıyor diye… Sabahları spora başladım. Bol bol kitap okuyorum. Yemeğimiz güzel. Beni gördüğün zaman tığ gibi delikanlı olacağım. Tarih böyle yazılmış. Herhalde gerçek bir gün ortaya çıkar, her şey doğru yerini bulur. Sen sakın benim için üzülme, ben burada iyiyim. O güzel yanaklarını sıkar, gözlerinden öperim…”

Fuat beyin cezaevinden gönderdiği bu son mektup boğazınıza bir düğüm olup oturacak ve aynı zamanda koskoca aşkı hissedebileceksiniz.
  • Kumral Ada Mavi Tuna
    8.4/10 (1.412 Oy)1.312 beğeni4.990 okunma2.189 alıntı18.520 gösterim
  • Füreya
    8.5/10 (733 Oy)746 beğeni3.814 okunma504 alıntı12.638 gösterim
  • Nefes Nefese
    8.4/10 (1.189 Oy)1.137 beğeni5.485 okunma348 alıntı17.143 gösterim
  • Sevdalinka
    8.4/10 (1.143 Oy)1.163 beğeni5.722 okunma686 alıntı20.344 gösterim
  • Bir Dinozorun Anıları
    8.6/10 (1.017 Oy)1.014 beğeni3.817 okunma1.529 alıntı19.637 gösterim
  • Gizli Anların Yolcusu
    7.6/10 (930 Oy)750 beğeni4.291 okunma398 alıntı10.467 gösterim
  • Umut
    8.3/10 (814 Oy)869 beğeni4.503 okunma342 alıntı12.915 gösterim
  • Aldatmak
    7.0/10 (581 Oy)444 beğeni3.339 okunma631 alıntı11.612 gösterim
  • Boleyn Kızı
    8.1/10 (668 Oy)517 beğeni3.748 okunma181 alıntı10.852 gösterim
  • Dönüş
    7.4/10 (669 Oy)605 beğeni3.525 okunma258 alıntı13.002 gösterim
440 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10
Sevgili arkadaşımın doğum günümde aldığı ve benim yazarı ile tanışma kitabım olan Başucumda Müzik, empati kurarak, duyguların yoğunluğunu hissederek okuduğum nadir kitaplardan biri oldu!

Kürşat Başar'ın dilinin renkli ama sade, anlatımıyla alıp götüren üslubunu çok beğendim!...

Kitap içeriği hakkında bilgi içerir!

İyi eğitim almış, genç ve güzel bir kadının, çocuk denecek yaşta ve ilk görüşte aşık olduğu; yakışıklı diplomatın peşinden nasıl sürüklendiği, aşkı uğruna, eşinden, ailesinden, onurundan vazgeçişi, ikinci kadın olmanın ağırlığını yüksünmeden taşıyışı ve bütün bunlar için hiç pişmanlık duymayışı, sorgusuz, sualsiz sadece ve sadece sevişi o kadar içten bir dille anlatılmış ki, sormadan edemedim; "Acaba bu aşk gerçek bir yaşamöyküsünden alınmış olabilir mi? " Tarih, mekân, trajik son ve bazı ayrıntılar, tanıdık bir öyküyü çağrıştırdı. Belki de bir esinlenmedir. Kimbilir! ...
440 syf.
Güzel kitap. Dili çok sade çok akıcı, insan okurken nasıl geçtiğini anlamıyor insan
Yazar başlarken şöyle diyor.
Bu kitapta yazılanların hepsi doğrudur, ama aynı zamanda hepsi yalandır. O nasıl oluyor dedim kendi kendime
Bitirince anlamış oldum...

İki farklı insan karşılaşır..
Deli dolu bir kadın kimsenin ciddiye aldığı yok onunla evlenmek isteyen turgut...
İlk gelen görücüye evet diyen....
Evlenir, çok uzaklara gider evliler mi arkadaşalar mı ? Belli değil günlerce konuşmazlar..
Alya'nın babası hastalanır memleketine gelir babası ölür, babasının ölümünden sonra olgunlaşır....

Ve ankara'ya yerleşirler. Ve yasak aşk başlar fuat da aşık olur .
Evli bir kadının yasak aşkı
440 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Uzun zamandır bir kitabın sonunu bu kadar çok merak ettim. Çoğu yerinde öyle şaşırdım ki kitap bi nebze olsun sıkmadı. Hatta büyük bir hevesle okudum bu naif kitabı. Kitap küçüklükten beri hayran olduğu adamı unutamayıp, evlenmesine rağmen mutluluğu onda bulan karakterimizin aşk hikâyesi. Evliliği bir yana kalbini başka birine kaptıran kadının yaşadığı içinden çıkılamaz durum.. Zaman zaman Turgut'a çok acıdım ama Fuat ile aşkına da ayrı bir saygı duydum. Öyle bir ikilemde bırakıyor insanı: ) Kitabın en sevdiğim şeyi ise baştan sonra altı çizilecek cümlelerle dolu olmasıydı. Her kitapta bu aşk ve ihanet teması işlenmesine rağmen bu kitabı özel kılan kesinlikle diliyle şekillenen edebiliğiydi. Müzik dinler gibi huzur veren cümleler vardı. Yazara hayran kaldım güzel cümleleriyle dolu dolu bir kitap yazdığı için. Size kesinlikle tavsiye ederim iyi okumalar: )
440 syf.
Bu kitabı okumam o kadar tesadüfi bir şekilde oldu ki; buna vesile olan Başucumda Kitap'a çok çok teşekkürler ediyorum. :)) Bugüne kadar okuduğum kitapların arasında beni en çok etkileyenlerden biri oldu kuşkusuz. Her sayfasında hayat var bu kitabın. Yazarımızın kadın karakterleri böylesine iyi anlatması şaşırtıcı bir o kadar da başarılı. Kitaptan öğrenilmesi gereken çok şey var, çıkarılması gereken dersler sizi bekliyor. İçeriğe değinmek gerekirse; biraz uçarı genç bir kızımız, herkesi şaşırtacak bir karar verip hariciyeci Turgut ile evlenir. Kocasını sever ama asla aşık değildir. Kendisinden büyük ve evli dış işleri bakanı Fuat'a aşık olur, önce mektuplarda başlayan bu aşk sönmemek üzere alevlenir. Gerisini anlatmayayım, siz yaşayın. Ben bir kitabın bunları yapacağını bilmezdim. Zaman kaybetmeden okuyun.
440 syf.
·14 günde·9/10
Çocukluğunun sıradan başlayan bir gününde hayatının aşkı olacak kişiyi gören bir çocuk hayal edin ama hayatının aşkının onu, imkansızlıkların kapısını aralayarak yeni bir yaşama davet ettiğini de.
Kendisine ilk gelen kişiyle evlenmeyi kabul eden uçarı kaçarı kızımız ve çocukluğundaki adamın bir baloda karşılaşması ile aldatmalar ve metres hayatı başlıyor. Yurt dışında farklı farklı şehirlerde buluşuyorlar ve birbirlerine çok aşıklar.
Adamımız bir politikacı ve kızdan oldukça büyük. Bütün sıkıntılara rağmen aşklarını yaşamaya çalışıyorlar. Siyasetin oldukça çalkantılı olduğu bu dönemde aşkın önüne gelebilecek engelleri okuyacaksınız. Aynı zamanda bu çalkantı ailelerde de var çünkü başlangıçta ikisi de evli!
Asıl ilginç olan yanı ise okurun hangi tarafta yer alacağını seçememesi. Ben tam ortadaydım. Ne büyük bir aşka göz yumabildim ne de aldatılan insanların gururuna.
Çok çok akıcı bir roman değil, betimlemeleri her sayfada görebilirsiniz ama asla sıkmıyor sizi. Sindire sindire yaşanabilecek bir yapıt.
440 syf.
·4 günde·8/10
Tüm kitabı sanki bir yerde tanımadığım biriyle mahsur kalmış ve yardım gelene kadar ki o süreçte karşımdakinin hayat hikayesini dinlemiş gibi bitirdim. Yaşadıklarını anlatırken yüzeysel ama içinde derin şekilde hissettiğine eminim. Ve dikkatimi çeken de bu kişiyle ismen hiç tanışmamış olmamız. Hani bazen biriyle bir anda sohbet tutturursunuz ama ismini sormak hiç aklınıza gelmez, sonra ayrıldığınızda ismi neydi ki acaba dersiniz? Ben de bu şekilde sohbet ettiğim kişinin ismini bilmiyorum ama tüm hayatına duygularına ve içten konuşmalarıyla birlikte hakimdim.
Kafamı kurcalayan diğer bir mesele de, yüz yüz elli sayfa boyunca devam eden bir kadının duyguları. Kürşat Başar'a bunu sürükleyici bir şekilde nasıl yazabildigini sormak isterdim...
Başlarda bir miktar önyargı ile başlamış olsam da kitap benim önyargıma bile gerek bırakmadan aktı gitti sanki.. yıllar sonra birinin bana anlatmış olduğu bu hikayeyi yüzümde oluşan ince tebessümle hatırlayacağım ve hala isminin ne olduğunu tahmin etmeye çalışarak.
Sizde okursanız bu romanı, benden Fuat'a selam söylersiniz :) Keyifli okumalar ;)
440 syf.
·Puan vermedi
Yazar kitabın başına koyduğu notta, bu kitapta yazılanların hepsi doğrudur, ama aynı zamanda hepsi yalandır yazmış. Nasıl yani dedim. Kitabı bitirince araştırdım ve anladım ki, Adnan Menderes'in dışişleri bakani Fatih Rüştü Zorlu ile yasak aşkı Vesamet Kutlu'dan esinlendiği kısım gerçek. Bu aşka dair yazarın hayal gücünü katarak şekillendirdiği ayrıntılar yalan. Kadının diliyle ve gözünden anlatılmış bu romanın erkek okurları kadın okurlar kadar etkileyeceğini düşünmüyorum. Kitapta dönemin siyasi gelişmelerinden de bahsedilmiş olsa, daha zengin ve okur yelpazesi daha geniş bir kitap olurdu diye düşünüyorum.
440 syf.
·4 günde·6/10
Arka planında yoğun aşk havası olan, tarihi bir romandı. Duygular, ne kadar değişken gibi görünsede aynı seyirde ilerleyen ruhsal gel gitlerdi. Kişisel olarak aşkın bir kadını bu denli kör etmiş olmasını ve bunu neredeyse içsel bir kabullenmeyle bağlanmayla karşılamasını hoş bulmadım. Buna rağmen yazarın bir kadının duygularını bu kadar iyi anlatabilmesi sıradışıydı.
440 syf.
·2 günde·10/10
Merhabalar Sevgili Arkadaşlar,
"Eğer, hayatımızın bir an'ına gidip orada sonsuza dek kalacaksınız deseler yalnızca iki şeyden birini seçmek isterdim. Biri, o çocukluğun bahçesindeki ağacın dalına asılı salıncakta sallanırken… Öteki, bütün hayatım boyunca en çok sevdiğim adamla öpüştüğüm ilk gün… Herkes âşık olmanın ortak dilini bulup yazmaya çalışıyordu. Ama aslında bu kadar basitti işte: Birini öptüğünde salıncakta sallanır gibi hissediyorsan âşıksın." Kitabın tanıtımını okuyunca kitap için yanıp tutuştum.

Başrol karakterimiz çok çocuksu, hayalperest, neşeli ve yaşı büyüse bile hep çocuk kalacak tatlış bir kadın.

Kitabı size nasıl anlatırım bilmiyorum ama ben okurken içim cıvıl cıvıldı. Kitabın dili çok çok iyi ve okuması kolay oluşuna rağmen dolu dolu bir kitaptı. Okuduğum güzel aşk romanları sıralamasında bu kitabı da top listeme ekledim. Okumanızı tavsiye ediyorum..

Alıntı:
~ “Hatırladım sonra, masanın üstüne kazınmış dizeler, o ünlü Fransız şairindi, sevgilisi için eşsiz şiirler yazan, "Mutlu aşk yoktur," diyen şairin...”

Yok muydu gerçekten?

Okuduğunuz için teşekkürler.
Sevgilerimle Luna... (•̀ᴗ•́)و
440 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Hayatın içinden kopmuş yazarın muhteşem anlatımıyla içinde kaybolduğum bir aşk hikayesi. Politika, aşk, gizli sevişmeler, bazen günlerce konuşmadan görmeden tam bitti artık unutacağım derken yeniden gelen bir aşk... Ve bir insanın hayatına son verecek o kararın çıkması idam... Arkada gözü yaşlı kalanlar
1947 den 1960 kadar süren bir aşk serüveni kimilerine göre farklı yorumlanıyor tabi tavsiye üzerine okuduğum bu güzel roman için teşekkür ederim
Bazen kendimizi bir hayalin içinde sanırız ama aslında yaşadıklarımız gerçektir. Bazen de her şeyi gerçek sanırken aslında yalnızca hayal gördüğümüzün farkına varmayız.
içimden geçenlerin tek bir satırını bile duymayan bu adamla bütün bir ömrü geçirmenin imkânsız olduğunu düşünüyordum.
Evet yalnızca bunlardı o an yaşadığım. Öyle güzeldi ki... Gerçek olan hiçbir şey o benzersiz duygunun yerini alamaz.
Yüzlerce yıldan sonra ilk kez sen o mezarın, o
kayıp ülkenin kapısında duruyorsun. Zaman değişmiş. Sen başka bir zamanda durup başka bir zamanın kapısını açıyorsun. İşte o an, o kapıyı açtığın an her şeye değer..."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Başucumda Müzik
Baskı tarihi:
21 Haziran 2019
Sayfa sayısı:
440
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752893429
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest Yayınları
Baskılar:
Başucumda Müzik
Başucumda Müzik
Başucumda Müzik
Başucumda Müzik
Romanın anlatıcısı görevini de üstlenen kadın kahraman, tayyareci olma hayalleri kurduğu henüz çocuk sayılabilecek yaşlarını sürerken ailesini bile şaşırtan bir kararla geleceği parlak bir hariciyeci ile evlenmiş, kocası Turgut’un mesleği gereği gençliğinin büyük bir bölümünü yurt dışında geçirmiştir. Bir ara Türkiye’ye gelir genç evliler. Genç, güzel, Amerika görmüş, biraz da uçarı bir kadın 1940’lı yıllar Ankara’sının gösterişli balo salonlarında elbette ilgi uyandıracak, kocasını sevmekle birlikte aşkı hiç tatmamış genç kadın, yine bir balo gecesi siyasi kariyeri kadar çapkınlığı ile de tanınan Fuat’la karşılaştığında bulacaktır o aşkı. Ne var ki, evli bir kadın sorumluluğuyla, karısından boşanıp kendisi ile evlenmek isteyen Fuat’ı cevapsız bırakacak, kocası ile yeniden yurt dışına gitmeyi seçecek, aşkları ise apaçık dillendirilmeksizin mektuplarla ateşlenecektir. Türkiye’de yeni bir dönem açılıp Demokrat Parti iktidarı devir aldığında, Fuat, Menderes hükümetinin önemli bir bakanıdır. Kadınsa tekdüzeleşen evliliğinden bıkmıştır artık. Fuat’ın ısrarlı takibi sonunda beklenen olur; Fuat’tan hamile kaldığını anladığında, çocuğunu doğurmayı göze alamamakla birlikte kocasını terk eder. Bundan sonra hiçbir zaman bir çatı altında yaşamaksızın sürdürürler ilişkilerini; ta ki 27 Mayıs darbesine kadar. Fuat, Menderes ile birlikte idama mahkum edilen ve hayatı idam sehpasında noktalanan iki bakandan birisidir…

Kitabı okuyanlar 3.328 okur

  • Ceren
  • Erhan UZMAN
  • NazlıEge
  • Pınar kaya
  • Derya Öztaş
  • Büşra
  • Berfin Polat
  • Fide
  • Duygu Danacı
  • Hicran

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.6
14-17 Yaş
%2.1
18-24 Yaş
%17.9
25-34 Yaş
%29.8
35-44 Yaş
%30.6
45-54 Yaş
%12.7
55-64 Yaş
%1.5
65+ Yaş
%0.7

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%90.4
Erkek
%9.6

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%23.4 (200)
9
%15.3 (131)
8
%18 (154)
7
%11.1 (95)
6
%6.2 (53)
5
%2.2 (19)
4
%2 (17)
3
%0.8 (7)
2
%0.8 (7)
1
%0.8 (7)

Kitabın sıralamaları