Mert

Mert
@Mertonez
Antalya Burası benim sayfalarım beğeniye takibe gerek yok.
Gam durağında yalnız kalmışım: Ne dost, ne beraber oturacak kimse, ne de derdime ortak var?! Benzerlerimin hepsi gitmiş. Söz mülkünden düzen gitmiş. Bu mecliste seninle ben kalmışız. Gel, bu bezmi şenlendirelim! Sen şarap ver, ben içeyim! Ben şiir okuyayım, sen kulak ver! Bir yerdeyim ki nazım aşağılanmış ve şiir değerlendirilemez olmuştur.
Sayfa 57
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Varlığın gayesi sensin diğerler teferruâttır. Sen mülkün pâdışâhısın, başkaları ise dilencidir.
Sayfa 56
Herkesi kapsayan şefkatin bölündüğü zaman, lutf eyle, beni de mahrüm et me! Ben çaresiz kalmış, günâh zilletiyle yerlere serilmiş inleyen a layan Fuzüliyim! Tedbirim yanlış, düşüncem hafiftir. Sen bana meded etmezsen vay bana! Ey karanlık yolun meş'alesi, ey nazik yolun kılavuzu! Bana verdiğin ihsânı doğru yola yöneltici et! Nazan- nın bir kerecik bereketini bana yoldaş eyle!
Sayfa 53
Ey ruh, bilgisizlik kadehini içip vatan sevgisini unuttun! Şeni bu dar yola kim saldı? Bu tuzağa nereden düştün? Sen yokluk ülkesini bırakıp iʻtibârî varlığını bulduğun zaman, Allāh sana aklı ve çeşitli duyguları yoldaş etmişti. Dünyâya geldiğin zaman, cihânın, oynak pazarında bu sermayelerinden faydalanasın diye! Bu fayda nedir: Tanrının rızası! Şimdi ise ziyan ortada: sermayelerin yokolmuş, şaşkın, kederli ve eli boşsun! Durumun harab ve derecen alçaktır. Geldiğin yere dönsen, saygı görmen kaabil mi?
Sayfa 41
Anlat bana; çarh, sana netti? Ondan ne gibi sıkıntı geldi? Neyin vardı ki elinden aldı, hangi mertebeden aşağı saldı? Güneşi ve ayı içindeki akı ve karasıyla döndürdü. Bazan âteşe suyun sıkıntısını, bazen de yele toprağın tozunu verdi. Emel mumunu aydınlattı, ne diledinse kolaylaştırdı. Seni hiçten bir adam yaptı, nimetlenmenin yollarını hazırladı. Çarhın seninle olan işi böyle! Senin onunla ne yaptığını söyle! Her an ona, vefâsız, dersin; alçaksın, diye beddüa edersin! Mademki o sana şefkat gösterdi, sen de iyiliğe kötülük etme!
Sayfa 40