İlk çağ ozanları sezilebilir nesnelere, Tanrılar ve Dehalara hayatiyet kazandırıyorlar, onlara ormanların, ırmakların, dağların, göllerin, kentlerin, halkların ve gelişmiş pek çok duyularının algılayabildiği şeylerin adlarını veriyorlar ve bunların özelliklerini atfediyorlardı.
Özellikle her kentin ve her bölgenin Dehasını araştırıyorlar ve burayı oranın Tanrısal Varlığının koruyuculuğuna emanet ediyorlardı.
Bir süre sonra birilerinin, Tanrısal Varlıkları gerçek kılmaya ve nesnelerinden soyutlamaya girişmesiyle üstünlük elde edip halkı köleleştirdiği bir sistem oluştu. Papazlık böyle başladı.
Ozanların anlattığı masallardan yararlanıp ibadet biçimleri geliştirdiler.
Sonra bu ibadet biçimlerini Tanrıların buyurduğunu söylediler.
Böylece insanlar Tüm Tanrıların İnsanın içinde yaşadığını unuttular.