Makine aracılığı ile zaman insanların hükümdarı olmuştur. insan ancak boş zamanlarında belirli bazı şeyler yapma imkânına kavuşur. ama kişiler genellikle Boş zamanlarını da işlerindeki gibi organize etme eğilimindedirler ya da zaman adlı tirana karşı ona tamamen boşvererek tam bir tembellik ile isyan etme yolunu seçerler. zamanın gerçeklerini aldırmayarak özgürlüğe yaklaştığını sanmak boş bir hayaldir. bir günlük zamanı değerlendirmek yerine onu öldürmek Aslında zaman kafesinden kurtulmak değil gözlerini kapayarak kafesi görmemek demektir.
Eğlence veya sinirsel uyaranlardan gelen hazlar Doruk noktası aşıldıktan sonra arkalarında bir boşluk ve bir üzüntü bırakırlar. çünkü maddesel tatminler duygusal heyecanlara hiçbir zaman ulaşamazlar ve bu sürekli bir hayal kırıklığı getirir kişiye. içsel güçlere bir katkısı olmayan akıl ve sevgi özelliklerinden kopuk bir çaba ile verimsiz. uğraşlarının yarattığı bunaltıyı aşabilmek isteyen bir kimse belki tüm enerjisini bir anlık belirli bir hedefe yöneltmeyi başarırsa anlık bir haz duyabilir, ama hepsi o kadar. insan olunmadan insan üstüne atlamak mümkün değildir. Doruk noktasındayken amacına ulaştığını sanan insan, O bir anlık Zafer sevinci geçince içinde hiçbir şeyin değişmemiş ve aynı bunaltının tüm boyutları ile giderilemeden yerli yerinde olduğunu fark edince derin bir hüzne kapılır. Eskilerin : "post coitum animal triste est" (cinsek ilişkiden sonra hayvan üzüntülüdür) sözü, açıklamaya çalıştığım olayın sevgisiz ve maddesel cinsellik alanındaki görüntüsünü dile getirmektedir.
Insanları etkilemek için tek (ya da en iyi) çarenin onları rüşvet vermek olmadığını anlayabilmek, temelden değişmiş bir sosyo-ekonomik yapıya ve yine tümden yenilemiş bir insan anlayışına dayanıyor.