Ben mutlu insanları bilirim. Nasıl sevdiklerini gördüm. Ruhlarından hayat ve hareket taşar. Onların dinlemeleri de seninkinden başka türlüdür. Başlarını öne eğmezler Gözleri hep açık durur. Pek uyku da uyumazlar. Hep bir işe koşarlar. Halbuki sen... Hayır sen ne aşkı, ne de beni amaç edinmiş görünüyorsun.
Ah mutluluk! Mutluluk! Sen ne kadar zayıf, ne kadar cılız bir şeysin! Duvak, portakal çiçekleri, aşk... Bunlar güzel ama para nerede ? Ey aşkın meşru ve temiz mutluluğu! Demek senide satın almak gerek?
Siz sevginizi her gün yeniden duymak istiyorsunuz: Sevmekle âşık olmak arasındaki fark bu olsa gerek. Ben... -Evet, siz? Olga tekrar oturup bulutlara bakarak: -Ben başka türlü seviyorum, dedi. Sizi arıyorum. Gittiginiz zaman keyfim kaçıyor. Uzun zaman ayrılsak fena oluyorum. Sizin beni sevdiğinizi bir defa öğrendim, buna inanıyorum ve mutluyum. Tekrar söylemeseniz de olur. Ben bundan başka türlü ve daha fazla sevemem.