"Üzüntüden burnumun ucunu göremediğim o günler gerçek miydi diye düşünüyorum şimdi. "Niye o kadar üzüldüm acaba?" diyorum. Başka bir derdim vardı da söyleyemiyor muydum, içime mi atıyordum ne bok yiyordum diyorum. Sana yanarken kendimi nasıl da ihmal etmişim, halimi hatırımı bile sormamışım resmen. Ama artık tarafıma yaptığım tüm ayıpları telafi ediyorum. Ben bu kadını yollarda bulmadım Osman."
Aklını korteksine toplayıp sistemi reddedenlerin genleri devam etmiyor. Akıllılar ölüp gidiyor yani, hadi geçmiş olsun. Biz, hayatta kalan diğer kafasızların torunlarıyız özetle.
"Lütfen daha az sevgi ve biraz daha fazla saygı." Sevginin ne olduğu herkes için bu kadar farklıyken, saygıdan daha tutunulur bir dal olduğunu hiç sanmıyorum, herkesi ömür boyu saygıya davet ediyorum.
Asya'da bir yerlerde bir İmparator sadrazamına demiş ki, "Bana kederli olduğumda sevineceğim, sevinçli olduğumda kederleneceğim bir cümle yaz." Sadrazam şunu yazmış: "Bu vakit geçip gidecek."
"Şahsen, olan biten her şeyden sıyrılarak nasıl olduğumu düşündüğümde mutlu olduğumu fark ediyorum. Kimseye ihtiyaç duymadan her şeyi kendi kendime çözebiliyorum. Muhabbetim de iyi hiç sıkılmıyorum."