Çünkü, sizler Garplısınız. Üstelik, Hristiyansınız. Müteaddit ve çok acı hâller bana göstermiştir ki, Hristiyanların Müslümanlara yaptıkları zulümler Avrupa'da büyük bir müsamaha ve sükûnetle karşılandığı hâlde Müslümanların en ufak bir hareketi haddinden fazla büyütülür.
Osmanlı öncesi Ermeni tarihinin istikrarsızlık ve iç savaşlarla dolu olduğunu unutmayalım. Biz Ermeniler olarak maddi ve manevi ilerlemelerimizi daima Türk hâkimiyetinde gerçekleştirmedik mi? Ne tuhaftır ki biz bunları bir kenara ittik ve bize en dost olanı ardından vurduk ve gittik kimlerle birleştik? Körü körüne kucakladıklarımız kendi emperyal çıkarları doğrultusunda cesetlerimizi çiğnemekte bir an bile tereddüt göstermedi.
Biz Türkler, kökleri tarihe inen ulu bir çınarız. Düşmanlarımız ise bu çınarın toprak seviyesinde biten zehirli mantarlara benzerler. Mantar gölgesinde yaşadığı çınarı gördükçe kıskançlıktan ne yapacağını bilemez, zehrini salarmış. Her sonbaharda ağaç yapraklarını döktükçe, işte sonu geldi, diye için için sevinirmiş... Talat, ben ve arkadaşlarım bu muazzam çınarın yapraklarından bir demetiz. Bu yapraklar zaman gelir, dökülür. Yerine her bahar daha taze, daha canlıları fışkırır.