16-17 yaşlarında bir taze yiğit olan Deli Mehmed, yerde başsız yatarken, Deli Hüsrev Bey’in narası üzerine yerinden fırlar, güzel başını almış gitmekte olan düşmana hücum eder... Onu atından bir yumrukta cansız olarak yere yıkar... Ve kurtardığı kesik başını alarak tekrar yere uzanır! Bu vakanın şahidi, Deli Hüsrev Bey’den başka yalnız Grijgal kadısıdır... Hakikaten bu bir özge temaşadır!.. Ama kadı efendi gördüğü şeyin ilahi haşmetiyle perişan olmuştur...
Denizden toplanabilen birkaç yaralı kahraman, Burak Reis'in denize atlayıp kurtulmak mümkünken gemisini bırakmayıp alevler içinde son derece metin, dimdik durduğunu ve gemicilerine, "Denize atılın... Siz kurtulun evlatlarım!.." diye bağırdığını ağlayarak anlatmışlardı.
Abdülezel Paşa
1887 Türk-Yunan Muharebesi'ne liva kumandanlığıyla iştirak etmiş, ordumuz muzafferane ilerlerken atının üstünde askerlerinin önüne geçmiş, "Aman paşam vurulursun!" diyen yaverine, "Oğlum, son mertebem olan şehitliği özlüyorum" demiş ve az sonra da özlediğine kavuşarak atının üstünde vurularak şehit olmuştur.