Merve Karabağ

İster bir anlığına, ister uzun süreliğine olsun, hoşlanılmamanın, hatta kabul görmemenin nasıl bir his olduğunu bilmeyen eminim ki yoktur. Bu sadece bir kayıtsızlık veya hafif bir rahatsızlık hissi olabileceği gibi incinme de olabilir. Hatta bazılarımız hiçbir şekilde kontrolümüzde olmayan ve değiştiremeyeceğimiz şeyler yüzünden nefret edilmenin nasıl bir his olduğunu bile biliyor olabilirler. Böyle bir durumla karşılaşıldığında, beğenilmemenin ve nefretin gerekçesiz olduğunu -bunu hak etmediğinizi- bilmek bir tesellidir. Üstelik insan duygusal anlamda güçlüyse ve/ veya ailesinden ve arkadaşlarından destek görüyorsa, aldığı hasar hafifleyebilir ya da yok. olabilir. Bunu insan yaşamının parçası olan (ufak ya da sakatlayıcı bir) stres kaynağı gibi görürüz.
Sayfa 215·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Toprak bazı çiçek türlerine kötü gelir. Bazı tohumları asla beslemez, bazı, meyveleri asla yetiştirmez ve ne zaman ki toprak kendi iradesiyle öldürür, biz olanlara razı olup kurbanın yaşamayı hak etmediğini söyleriz. Yanılıyoruz tabii, ama fark etmez. Artık sok geç. En azından benim kasabamın bir ucunda, benim kasabamın çöpleriyle ayçiçekleri arasında çok, çok ama çok gec.
Sayfa 214·Kitabı okudu
Sevgi asla sevenden daha iyi değildir. Hainler haince sever, sert olanlar sertçe sever, zayıflar zayıfça sever, aptallar aptalca sever ama özgür bir adamın sevgisi hiçbir zaman güvenli değildir. Sevilenin hiçbir kazancı yoktur. Yalnızca seven, sevgisinden bir kazanç elde eder. Sevilen ise sevenin içe dönük düşmanca bakışları altında kırpılır, etkisiz hale gelir, donar.
Sayfa 214·Kitabı okudu
Bu gerçekten yanılsamaydı, çünkü güçlü değil, yalnızca saldırgandık; özgür değil, olsa olsa ruhsatlıydık; şefkatli değil, naziktik; iyi kalpli değildik ama usluyduk. Kendimize cesur diyebilmek için ölüme kur yaptık, hayattan hırsızlar gibi saklandık. Zekânın yerine dilbilgisine uygunluğu koyduk, olgunmuşuz gibi yapmak için alışkanlıklarımızı değiştirdik, yalanları baştan düzenleyerek adını hakikat koyduk, eski bir fikrin yeni modelinde Vahiy ve Kelâm'ı gördük.
Sayfa 213·Kitabı okudu
Hepimiz -onu tanıyan herkes-pisliğimizi ona silerek temizledikten sonra çok erdemli hissettik kendimizi. Onun çirkinliğinin üstüne bindiğimizde hepimiz çok güzeldik. Sadeliği bizi süsledi, suçu günahlarımızdan arındırdı, çektiği acı sağlıkla ışıldamamızı sağladı, acayipliği sayesinde mizah anlayışımız var zannettik. Onun konuşamaması kendimizi dilbaz sanmamızı sağladı. Yoksulluğu bizi bonkör kıldı. Karabasanlarını bile -kendi kabuslarımızı bastırmakta-kullandık. O da bize izin verdi, böylelikle onu hor görmemizi hak etti. Egolarımızı onun üzerinde biledik, karakterlerimizin içini onun kırılganlığıyla yumuşacık doldurduk ve güçlü olduğumuz yanılsamasıyla esnemeye koyulduk.
Sayfa 213·Kitabı okudu