"Başıma gelen her şey sadece mümkün olan azami ölçüde faydalanabileyim diye olmaktadır."
Daha da özetlemek gerekirse:
"Bu benim iyiliğim içindir."
Kendinize heyecan ve beklenti içinde "Bundan nasıl iyi bir şey çıkabilir?" sorusunun cevabına hayret etmeye izin verin. Ortaya çıkan olayları Evrenin vaatleri gibi ele alırsanız kendinizi daha evvel hayal ettiklerinizden mucizevi şekilde daha iyi ve fevkalade bir dünyada bulacak, mutluluk hedefinize ulaşmış olacaksınız.
En zor olanla başlamayın: Bebek ölümleri, sevdiğiniz birini trajik biçimde kaybetmeniz, Hitler ya da 9/11 olayları gibi. Daha küçük olaylarla başlayın. Ayak parmağınızı vurduğunuzda, "Ayak parmağımı vurduğum için teşekkür ederim. Orada rahatlatılması gereken bir akupunktur noktası vardı. Şimdi daha çok enerjim var!" Kafanızı çarparsanız, "Ah, kafamı vurdum! Dikkatimi toplamamı hatırlattığın için teşekkürler. Şimdide kal- malıyım". Küçük şeyler üzerinde uygulayın, imkansız görünen zamanla kolay gelecek.
Olaylar karşısında nasıl davranacağımıza dair hayat bize iki temel seçenek sunar. Olayları temelde "bizim için iyi" ya da "bizim için kötü” olarak değerlendirebiliriz. Olan sadece olmaktadır. Hayatımıza nasıl bir etkisi olacağı, olaylara nasıl tepki verdiğimiz ile alakalıdır. Etkiyi belirleyen olay değil, bizizdir.
Eğer bir hadise bizi üzer ya da bizden bir şey götürürse, Evren kendine herhangi bir kötülük gelmesine izin vermeyeceğinden ve kendisinin bir parçası olduğumuz için durum faydamıza sonuçlanacaktır.