Kalanlar, Tezer Özlü'nün ölümünden sonra arkasında bıraktığı yazılardan oluşuyor. Özlü, doğumunun bile her şeyin sonuna denk geldiğini yazıyor. Ben de O'na sondan başlamış oldum..
Bazen bir cümle, bazen bir paragraf veya bir anısı var kitapta. Yazdığı her cümlede sızlıyor kalemi. Bir 'insan olma sancısı' yaşıyor. Tespitleri keskin.
Özlü'nün zorlu bir yaşamı olmuş (Bundan önce yayımlanan kitaplarında o döneme ait yaşadıklarını anlatıyormuş, onları da okuma niyetindeyim).
Hayatında hep anlam arayışında olmuş ve yazarların izinden kentler, ülkeler dolaşmış. "Kalanlar" da sık sık ölmekten bahsediyor. En sonunda yaşamına kendisinin son verdiğini düşünmüştüm. Fakat kansere yenik düşmüş.
Kalanlar'da çocukluğundan izler de var, insan olmaya dair dipnotlar da, toplumsal anektodlar da.
Kuşkusuz, bir yazarın, hiçbir zaman, hiçbir kanıta gereksinimi yoktur.
Yazdıkları, ya yaşamla örtüşür, ya da düşlerle.
Ya da her ikisiyle.
Şunu öğrenmelisin: Sen hiçbir işe yaramaz değilsin. Seni senden çalan topumdur.
Kültür bir şeye cesaret edebilme sorunudur. Okumaya cesaret edebilme, bir görüşe inanmaya cesaret edebilme, görüşlerini açıklayabilme cesaretidir.
İnsanların başkalarına söyledikleri kendi duymak istedikleridir. Sevmesi, sevilmeyi istediği biçimdedir.
Asalet ve rütbe ile ilgili kavramları hiçbir dilde öğrenmeyi başaramadım.
Babam ölemiyor, çünkü yaşamaya başlamadı.
KalanlarTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 20227,5bin okunma
Yirmi yaşım ile otuz yaşım arasında aklın bittiği yerleri ve çıldırmanın sınırlarını aradım. Çıldırmanın beni ne kadar ilgilendirdiğini biliyorum, bu yüzden onu kendi kafamda ve beynimde yaşamaya kalktım. Akıl ve çılgınlık arasındaki ufak, yıldırım hızına sahip atlayışı sözcüklerle nasıl anlatabilirim.
Bir yandan dünyayı tüm insanların mekanı olarak algılamak gerekir.
Her sabah yepyeni bir dünyaya kalkıyorum. Her akşam dünyanın bütün yorgunuk acı ve çelişkileriyle dayanamaz duruma geliyorum.